|
|
| GIDA-İŞ (Üye Sendikalar, 07.04.2006) |
| BASIN-İŞ (Üye Sendikalar, 07.04.2006) |
| BİRLEŞİK METAL-İŞ (Üye Sendikalar, 07.04.2006) |
| DEV MADEN-SEN (Üye Sendikalar, 07.04.2006) |
| DEV SAĞLIK-İŞ (Üye Sendikalar, 07.04.2006) |
| DEVRİMCİ YAPI-İŞ (Üye Sendikalar, 07.04.2006) |
| EMEKLİ-SEN (Üye Sendikalar, 07.04.2006) |
| BANK-SEN (Üye Sendikalar, 07.04.2006) |
| CAM KERAMİK-İŞ (Üye Sendikalar, 07.04.2006) |
| TÜMKA-İŞ (Üye Sendikalar, 07.04.2006) |
| LASTİK-İŞ (Üye Sendikalar, 07.04.2006) |
| LİMTER-İŞ (Üye Sendikalar, 07.04.2006) |
| NAKLİYAT-İŞ (Üye Sendikalar, 07.04.2006) |
| OLEYİS (Üye Sendikalar, 07.04.2006) |
| SİNE-SEN (Üye Sendikalar, 07.04.2006) |
| SOSYAL-İŞ (Üye Sendikalar, 07.04.2006) |
| TEKSTİL (Üye Sendikalar, 07.04.2006) |
| GENEL-İŞ (Üye Sendikalar, 07.04.2006) |
|
|
|
|
|
|
| TEKEL İŞÇİLERİYLE DAYANIŞMAK İÇİN 4 ŞUBAT'TA ÜRETİMDEN GELEN GÜCÜMÜZÜ KULLANIYORUZ! |
DİSK Yönetim kurulu çağrısıyla, 3 ŞUBAT 2010 Çarşamba günü DÖKK (DİSK Örgütlenme Koordinasyon Kurulu) ve İstanbul’da bulunan DİSK üyesi sendikalar şube başkanları toplantısı DİSK Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantı sonucunda İstanbul’da yapılacak olan 4 Şubat 2010 Perşembe günü “TEKEL işçileriyle dayanışma için üretimden gelen gücün kullanılması” konusunda alınan kararlar aşağıya çıkarılmıştır. 1) 6 sendikal konfederasyonun almış olduğu üretimden gelen gücün kullanılması kararı ülke çapında kitlesel biçimde hayata geçirilecektir. Diğer konfederasyonlarla eşgüdüm sağlanmasına özen gösterilecektir... |
| 24 Ocak karabasanı işsizlik ve yoksullukla sürüyor!.. |
Bugün, uygulanması için 12 Eylül gibi bir askeri dikta rejimine ihtiyaç duyulan ve Türkiye ekonomisi açısından bir dönüm noktası olarak değerlendirilen, IMF'nin ve yerli tekellerin dayatmaları doğrultusunda alınan 24 Ocak kararlarının 30. yıldönümü. Türkiye ekonomisinin kaderini, çokuluslu şirketlerin biçimlendirdiği, uluslararası ekonomik sisteme tam olarak entegre etmeyi amaçlayan, sadece ekonomik sistemi değil, bir bütün olarak toplumsal yaşamı dönüştürmeyi ve paranın koşulsuz egemenliğini hedefleyen bu düzenlemelerin hayata geçirilmesinden 30 yıl sonra ne yazık ki önemli bir mesafe kat edildiğini görmekteyiz... |
| DİSK 2009 DEĞERLENDİRMESİ VE 2010 MÜCADELE HEDEFLERİ... |
2009 yılında Türkiye’de ekonomik, sosyal ve politik bakımdan sorunlar birikmiş, farklı ve değişik süreçlerin etkisi altında bir “kaos” dönemi hâkim hale gelmiştir. Cumhuriyet tarihinin ve elbette kapitalizmin en derin ekonomik krizlerinden biri yaşanmış, yıllardır biriken sorunlara krizin çok ağır ekonomik ve sosyal sonuçları eklenmiş, bütün bu sorunlar çözüm yoluna girmeden 2010 yılına aktarılmıştır. Demokrasi ve özgürlüklere en fazla ihtiyacı olan toplumsal kesimler baskı altında tutulup, hukuksuz uygulamalar yaygınlaşmışken, 12 Eylül Anayasası’nın virgülüne dokunmayanlar, “demokratikleşme” adı altında Türkiye’yi kendi politik ihtiyaçları doğrultusunda değiştirme ve dönüştürmeye koyulmuşlardır… |
| ASGARİ ÜCRET ARTIŞI YENİ YILDA, ÇALIŞAN YENİ YOKSULLAR YARATACAKTIR! |
2010 asgari ücreti toplumun beklenti ve ihtiyaçlarını dikkate alınmayarak, belirlenmiştir. 2010 yılı için artış oranı brüt asgari ücret için yüzde 5,2 net asgari ücret için yüzde 5,7’dir. Günlük artış miktarı 1 TL’dir. Aylık artış miktarı ise 31 TL’dir. Böylece asgari ücrete, günlük 1,3 simitlik zam yapılmıştır. Fakat 2009 yılında temel gıda ürünlerinin fiyatlarının ve konut harcamalarının ortalama yüzde 11 oranında artması nedeniyle asgari ücretli 2 simitlik bir kayba uğramıştı. Yeni zam asgari ücretlinin elinden alınan 2 simitten birini yerine koymuştur. Günlük 1 TL’lik sembolik asgari ücret artışı, çalışanların yoksulluğa terk edilmesidir… |
| DİSK BAŞKANLAR KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ: SESSİZ VE SEYİRCİ KALMAYACAĞIZ! |
Başkanlar Kurulumuz Türkiye’nin ekonomik kriz, işsizlik, demokratik özgürlükler ve Kürt sorununun çözümüne yönelik sorunların yol açtığı, koşullar altında toplanmıştır. Hükümet bu sorunları sadece sermayenin talepleri doğrultusunda aşmak istemekte, başta işçi konfederasyonları olmak üzere diğer sosyal tarafların bu konudaki görüş ve önerilerini dikkate bile almamaktadır. Bu nedenle Hükümetin izlediği politikalar geleceğe umutla bakmamızı engellemektedir…. Türkiye, işsizlik, yoksulluk, eşitlik ve özgürlük gibi gerçek ihtiyacı ve gerçek gündeminden uzaklaştıkça, AKP baskıcı ve otoriter yeni bir iktidar biçimini uygulamaya çalışmaktadır… |
| AKP İKTİDARININ BEDELİ İŞSİZLİK VE YOKSULLUKTUR! |
2009 Ağustos ayı verilerine göre Türkiye genelinde resmi işsizlik 13.4 gerçek işsizlik %19.6 olmuştur. Bu süre içinde, işsiz sayısına 950 bin kişi eklenmiş resmi işsiz sayısı 3 milyon 324 bine, gerçek işsiz sayısı ise 5 milyon 528 bine yükselmiştir. Sanayi üretiminin gerilemesi ve tarım üretimindeki duraklama yıl sonuna kadar işsizliğin artacağına muhtemelen 1 milyon 100 bini aşacağına işaret etmektedir. Krizin derinleştiği Kasım 2009’dan bugüne toplam gerçek işsiz sayısı 5 milyonun altına ve aynı dönemde yeni işsiz sayısı 860 binin altına inmemiştir. Nisan 2009’da 1 milyon 390 bine yükselen yeni işsiz sayısı, Ağustos 2009’da 950 olmuştur. Mevsimlik etkilerden arındırılmış hesaplarımıza göre kriz dönemini oluşturan, Eylül 2008- Ağustos 2009 döneminde işsiz kalan sayısı 1 milyon 40 bin kişidir. Türkiye’de ortalama hane sayısının 4 kişi olduğu dikkate alınırsa, işsizliğin Türkiye nüfusunun 4 milyon 160 bin kişisini çok olumsuz biçimde etkilemiş demektir... |
| EYLÜL 2009'DA SANAYİ ÜRETİMİ %8,6 AZALDI... |
AKP hükümeti krize karşı kapsamlı bir programı uygulamaya koymakta ayak diremektedir. Çalışanlar ve sanayi işletmeleri, piyasanın insafına terk edilmiştir. Hükümetin kriz tanımı sanayi sektörlerini ve çalışanları içermemektedir. Hükümetin kriz algısı, mali sistem, bankalar, borsa ve diğer para hareketleriyle sınırlıdır. Fakat reel sektördeki bu gerilemenin devam etmesi başta mali ve banka sektörü olmak üzere bütün sektörlerin sağlam biçimde ayakta kalmasına imkân vermeyecektir. Sanayi sektöründeki gerileme işçi çıkarma, ücretleri düşürme ve esnek istihdam modellerinin hayata geçirilmesi için bahane olarak kullanılmaktadır. Toplumun büyük çoğunluğunu kontrolsüz piyasa koşullarını, benimsemeye zorlamaktadırlar. İstihdamı koruyan ve geliştiren, yatırımları artıran, sosyal ve ekonomik tedbirler biran önce hayata geçirilmelidir... |
| KRİZE KARŞI SOSYAL BİR PROGRAMIN GÜNCELLİĞİ |
9 Nisan 2009 tarihinde “Küresel Ekonomik Gelişmeler Karşısında Çalışma Hayatının Değerlendirilmesi” gündemi ile toplanan Üçlü Danışma Kurulu’na sunulan “Krize Karşı Sosyal Bir Programın Güncelliği” konusunda Konfederasyonumuz tarafından hazırlanan rapor ekte sunulmaktadır. |
| KRİZ PSİKOLOJİK DEĞİL, OLDUKÇA EKONOMİK VE GERÇEK! |
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi’nin, Başbakan’ın krizle ilgili olarak “Türkiye’deki olay psikolojiktir” demesine karşı açılması:... Elimizde krizin tam ortasında olduğunu gösteren birçok rakam zaten var ama garip bir tesadüftür ki; Başbakan’ın bu beyanatı yaptığı gün, TÜİK “İmalat Sanayinde Çalışanlar Endeksi III. Dönem Sonuçları”nı açıkladı. Buna göre, 2008’in üçüncü çeyreğinde imalat sanayinde çalışanların sayısı bir önceki yıla göre yüzde 2.4 azalmıştır...
|
| Kriz inişe geçmedi. Fırtınanın tam da ortasındayız! |
DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün’ün ekonomik gelişmelere ilişkin yaptığı açıklama... Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kısa bir süre önce yaptığı “Ulusa Sesleniş” konuşmasında, “krizin artık inişe geçtiğini” ve “bu krizin Türkiye üzerindeki etkisinin sınırlı olacağını” iddia etti. Nasıl ki Sayın Başbakan’ın krizin Türkiye’yi “teğet geçeceği” tahmini tutmadı ise, inişe geçtiği ve etkisinin sınırlı olacağı öngörüsünü de şüpheyle karşılamak gerekiyor.... |
| “İŞÇİ SINIFI SÜREKLİ EKONOMİK KRİZ İÇİNDE!” |
DİSK Yönetim Kurulu'nun ekonomik kriz ile ilgili basın açıklaması: ...2002’de iktidara gelen AKP’nin, ‘ekonominin ve piyasanın gereği’ iddiası ile ‘reform’ dediği düzenlemelerle, reel ücretler düşmüş, çalışma saatleri uzamış, kısaca ‘sömürü’ yoğunlaşmıştır. Bu ülkede, resmi rakamlara göre 2 milyon, gerçekte ise 4 milyon işsiz vardır. İşte asıl ‘kriz’ budur. Ve bundan sonra yaşanacaklar işçi sınıfının ve emekçilerin yıllardır yaşadığı krizin daha da derinleşmesine neden olacaktır... IMF ile yapılacak yeni bir anlaşma işçi sınıfının, emeği ile geçinenlerin çıkarına olmayacaktır. Hükümet çalışanları krize karşı koruyacak her türlü düzenlemeyi, çok geç olmadan derhal yapmalı, gerekli tedbirleri almalıdır...
|
|
 |
|
ETKİNLİK TAKVİMİ |
|
Şubat 2010 |
|
Pt |
Sa |
Ça |
Pe |
Cu |
Ct |
Pz |
|
1
|
2
|
3
|
4
|
5
|
6
|
7
|
|
8
|
9
|
10
|
11
|
12
|
13
|
14
|
|
15
|
16
|
17
|
18
|
19
|
20
|
21
|
|
22
|
23
|
24
|
25
|
26
|
27
|
28
|
|
|
| |
|
|