DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi:
“8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ’NÜN 100. YILI KUTLU OLSUN!”
1910’da kadınların dünya çapında şiddete, ayrımcılığa, eşitsizliğe ve adaletsizliğe karşı; eşitlik, özgürlük, dayanışma, adalet ve barış için başlattıkları uzun soluklu yürüyüş ve mücadelelerinin simgesi olan 8 Mart’ın bugün 100. yılı.
100 yıl geçmiş olmasına karşın, dünya genelinde ve ülkemizde kadınların yaşadıkları sorunlara bakıldığında ne yazık ki hiç de iyimser görüntülerle karşılaşmıyoruz.
Dünya’da,
· Mültecilerin yüzde 80’ini kadınlar oluşturuyor,
· Her 3 kadından biri şiddete, her 5 kadından biri tecavüze uğruyor,
· Yoksulluk giderek ‘kadınlaşıyor’, yeryüzünde mutlak yoksulluk sınırındaki 1.5 milyar kişinin yüzde 70’ini kadınlar oluşturuyor,
· İşlerin yüzde 60’ını yapan kadınlar, toplam gelirin yüzde 10’una, dünya üzerindeki mal varlığının ise yüzde 1’ine sahipler.
Türkiye’de,
· Okur yazar olmayan yaklaşık 7.5 milyon nüfusun 6 milyonunu kız çocukları ve kadınlar oluşturuyor,
· Her 4 kadından biri okuma yazma bilmiyor. Kadınların sadece yüzde 3.9’u yüksek okul mezunu,
· Nüfusun yarısı kadın olmasına karşın TBMM’de kadınların temsil oranı yüzde 8.7 (48 kadın milletvekili); yerel yönetimlerde kadın temsil oranı ise binde 5.
· Kadınların geliri, erkeklerin gelirinden yüzde 40 daha az,
· Kadınlara yönelik şiddetin en temel nedenlerinden biri toplumda yaygın kabul gören ahlâk ve namus anlayışıdır.
· Çalışma alanında kadınların eşit işe eşit ücret almasındaki engeller varlığını koruyor.
· Yasalarda varolan eşitlik kuralları, uygulamaya yansımıyor ve kadınlar yaratılan zenginlikten eşit oranda pay alamıyorlar.
· Sıkça yaşanan ekonomik bunalımlar, kadınları erkeklerden daha ağır biçimde etkiliyor ve ağır hak kayıplarına neden oluyor.
· İlk işten çıkarılanlar, ilk ücretinde indirime gidilenler, ücretsiz izne çıkarılan, çalışma koşulları ağırlaştırılan her işkolunda öncelikle kadınlardır.
· Öte yandan, tarımda uygulanan ekonomik politikalar nedeniyle tarımsal üretimde çalışan 3 milyondan fazla kadın, yakın bir gelecekte işsizlik ve gelir kaybı olgusuyla karşı karşıya kalacaktır.
8 Mart’ın 100. yılında ülkemizde:
Daha kaç kadın ucuz iş gücü görülerek sömürülmeye devam edilecek?
Daha kaç kadın eşit işe eşit ücret alamayacak?
Daha kaç kadın sağlık güvencesi olmadığı için ölecek?
Daha kaç kadın fabrikalarda, atölyelerde yanarak can verecek?
Daha kaç kadın dere taşmalarında boğulacak?
Daha kaç kadın Tuzla ve Davutpaşa’daki gibi iş cinayetlerine kurban gidecek?
Daha kaç kadın, makine mühendisi Gülseren Yurttaş gibi iş güvenliği olmadığı için “iş cinayeti” sonucu aramızdan ayrılacak?
DİSK olarak, herkesin ve daha çok kadının, insana yaraşır iş koşullarında ve insanca yaşamaya yeterli ücretlerle çalışabilecekleri; temel insan haklarının, çalışma hakkının, sendikal hakların, sağlık, eğitim ve sosyal güvenlik haklarının güvenceye alındığı bir çalışma yaşamına kavuşmalarını diliyor; 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyoruz.