DİSK GENİŞLETİLMİŞ BAŞKANLAR KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ
Bolu Koru Motel - 2-3 Haziran 2009
“Siyasal iktidarı ve işveren örgütlerini uyarıyoruz; işten atılmalar ve işsizlik ile boğuşurken, kıdem tazminatlarının kaldırılmasını aklınızdan bile geçirmeyin”
Kapitalizmin “küreselleşme” adıyla ifadesini bulan Yeni Dünya Düzeni, yaşanan ekonomik krizle birlikte sorgulanmaya ve yaldızı dökülmeye başladı. Dalga dalga bütün ülkeleri etkileyen kriz kapitalizmin neoliberal ekonomik politikalarının sorgulanmasına yol açarken, aynı zamanda da “yeniden yapılanma” tartışmalarını alevlendiriyor.
Türkiye de kriz , siyasal iktidar tarafından “ teğet geçecek “ yorumlarıyla hafife alınsa da izlerini en derin şekilde hissettirmektedir. Sadece işsizlik ve işten atılmalar konusunda yaşananlar bunun en çarpıcı örneğidir.
Ekonomik kriz, sonuçlarını sosyal hayatımızda da bütün yoğunluğuyla hissettirmektedir.
Işçi sınıfımızın demokratik , sendikal örgütü DİSK, sadece üyelerinin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi için değil, işçilerin ve emekçilerin geleceğini ilgilendiren tüm konularda mücadele etmeyi görev bilir, kendini sorumlu hisseder.
Bütün bu gelişmelere bağlı olarak gündemi belirleyen güncel sorunları dikkate alan Genişletilmiş Başkanlar Kurulumuz aşağıdaki kararları almıştır:
1- AKP iktidarının “ krizi fırsata çevirme” sözünden ne anladığı, başbakan tarafından açıklanmıştır. Gerçek niyetleri kıdem tazminatını kaldırarak esnek ve güvencesiz çalışma, kısa calışma, özel istihdam bürosu uygulamaları ile çalışanların kazanılmış haklarını yok ederek, çalışma yaşamını sermayenin talepleri doğrultusunda yeniden yapılandırmaktır. 2001 krizini gerekçe göstererek kazanılmış haklarımızı gerileten yeni iş yasası ile Sosyal Güvenlik yasasını çıkaranların 2009 krizini bahane ederek bu kez kıdem tazminatını ortadan kaldırmasına izin verilmemelidir; vermeyeceğiz.
Siyasal iktidarın çeşitli vesilelerle gündeme getirdiği kıdem tazminatı konusunda tavrımız nettir. Kıdem tazminatının ortadan kaldırılmasına yönelik davranışlar, işçi sınıfımız tarafından gerektiği şekilde cevaplanacaktır. Buradan AKP iktidarını ve İşveren örgütlerini uyarıyoruz; İşten atmalarla boğuştuğumuz bu günlerde birde kıdem tazminatlarının kaldırılmasını akıllarına bile getirmemelidirler.Bu nedenle bu konuda üyelerimizi ve işçi sınıfımızı bilgilendirmek amacıyla “Kıdem tazminatımızı almak istiyorlar: VERMEYECEĞİZ!” kampanyası başlatılatılacaktır.
2- Yaşanan ekonomik kriz tahribatını arttırarak sürmektedir. İşten çıkarılmalar vahim noktalara varmıştır. %24’leri aşan işsizlik oranı durumu gözler önüne sermektedir. DİSK olarak krize karşı, işten çıkarılmalara karşı her alanda verdiğimiz mücadele arttırılarak devam ettirilecektir.
a. İşyerlerini terk etmeme, işyeri önünde direnişler gibi eylemlerin yanı sıra daha etkin yeni yöntemlerle işten atılmalara karşı mücadele geliştirilecektir.
b. Sanayi bölgelerinde sadece üyelerimizin değil, örgütlü veya örgütsüz bütün işçilerin işten atılmaları karşısında hukuki, sosyal, ekonomik destek sağlamak amacıyla dayanışma büroları oluşturulacaktır.
c. Krizden en çok etkilenenlerin başında kadın işçiler gelmektedir. İşyerlerinde kadın işçilerin örgütlenmesi konusunda sendikalarımız yoğun bir çalışma başlatılacaktır. DİSK Kadın Komisyonu daha aktif hale getirilecektir.
d. Sendikal hak ve özgürlükler mücadelesinde önemli bir kilometre taşı olan 15–16 Haziran eylemlerinin 39. yılında. “İŞTEN ÇIKARILMALARA KARŞI YÜRÜYORUZ!” adı altında grevci ve direnişçi işçi üyelerimizle bir yürüyüş düzenlenecektir. Bu konuda planlamalar yapmak üzere DÖKK görevlendirilmiştir.
e. Sadece işçi çıkarmalara ve işsizliğe karşı değil, işsizlerin, çalışanların yaşam koşullarının iyileştirilmesi için “eğitim, sağlık, barınma, ulaşım “gibi temel konularda “sosyal talepler programı” oluşturulacak ve kamuoyuna açıklanacaktır.
f. Konfederasyonumuz bünyesinde yürütülen EMEKLİ-SEN ve GENÇ-SEN deneyimlerinden sonra, krizde artan işsizlerin de örgütlenmesine hız verilecektir..
g. İşçi Konfederasyonları, Kriz sürecin de İşsiz kalmış, gelirleri azalmış, yarınlarına güvenle bakamayan, umutları gittikçe kaybolan insanlarla adeta alay edilerek, “Alışveriş yapın krizi aşalım” diyen kampanyanın değil , kizin sonuçlarına karşı ve işçi çıkarmaların yasaklanması için verilen mücadenin yanında olmalıdır.
Kriz dönemleri işçi ve emekçi örgütlerinin gerçek niteliklerinin ve kararlılıklarının sınanma dönemleridir. Bu dönemde durumu idare etmeye çalışanlar büyük bir yanılgı içinde olacaklardır. Çünkü içinde bulunduğumuz koşullarda emekçilerin hak ve çıkarlarını savunmak için mücadele etmekle sermayenin çıkarları yanında durmak arasında bir orta yol kalmamıştır. Bu dönemlerde ya saldırıya uğrayan işçi ve emekçilerin çıkarlarının yanında yer alınır mücadele yükseltilir ya da sermayenin çıkarlarını savunan bir konuma düşülür.
3-AKP İktidarının her ILO toplantısı öncesi açıkladığı “ sendikalar yasasındaki reform” aldatmacası nihayet noktalanmış ve yasa çalışmalarının askıya alındığı açıklanmıştır.
Bu davranış ile AKP iktidarının sermaye yanlısı yüzü bir kez daha açığa çıkmıştır. 12 eylül izlerini taşıyan, çalışma hayatını düzenleyen yasalarda hiçbir değişiklik yapamayacağını ilan ederek, sosyal devlet, sosyal ve ekonomik özgürlükler konusunda, hak ve özgürlüklerin geliştirilmesinden yana değil , baskıcı ve anti demokratik yanda tavır alacağını bir kez daha göstermiştir.
Yürürlükte olan çalışma hayatını düzenleyen yasalar sendikal hak ve özgürlüklerin önündeki en büyük engeldir. Sendikal örgütlenmenin önünün açılması için bu yasaların mutlaka değiştirilmesi gerekmektedir. Siyasal iktidarın ve sermayenin dayatmalarına karşı çalışma hayatını düzenleyen yasaların uluslararası normlara uygun hale getirilmesi ve geliştirilmesi için mücadele yükseltilecektir. Öncelikle, barajların kaldırılması, üyelik ve istifada noter koşulunun kaldırılması, sendikal yetki belirlemede referandumun uygulanması temel taleplerimiz için yeni kampanyalar başlatılacak ve Anayasa’nın 90. maddesine dayanılarak “mücadeleci sendikal örgütlenme yöntemleri” denenecektir. İlk adımda 3-15 Haziran’da 98. ILO Konferansı’nda taleplerimiz uluslararası kamuoyuna iletilecektir.
4- Ülkemizin demokratikleştirilmesinde ve toplumsal gelişmenin sağlanmasında anayasa tartışmaları önümüzdeki sürece damgasını vuracaktır.DİSK olarak ülkemizin en önde gelen akademisyenleri ile konu üzerinde yürütülen çalışmalar sonucunda ortaya çıkan “özgürlükçü-eşitlikçi-demokratik bir Anayasanın temel ilkeleri” sürece önemli katkı sunacaktır.
5- Kardeş örgütümüz KESK ülkemizde EMEK – DEMOKRASİ ve BARIŞ mücadelesinde önemli bir yere sahiptir. KESK’in kurumsal kimliğine yapılan saldırıyı baskıcı-otoriter bir ülke özleminin ifadesi olarak değerlendiriyor ve kınıyoruz. Tutuklanan KESK yönetici ve üyelerinin serbest bırakılmasını talep ediyoruz.
6- DİSK Kürt sorununu yıllar önce tartışmış ve demokratik çözümünün sağlanması gerektiğini genel kurul kararı haline getirerek kamuoyuna açıklamıştır. Bugün toplumun değişik kesimlerinden gelen diyalog çağrılarını olumlu buluyor ve destekliyoruz. Kürt sorununun demokratik, barışçı çözümü konusunda bundan sonra da girişimlerimiz sürdürülecektir.