18 / 19 KASIM 2008 TARİHLERİNDE BOLU KORU OTEL’DE TOPLANAN
DİSK GENİŞLETİLMİŞ BAŞKANLAR KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ
· Sözümüz Türkiye’ye! Yeter artık susmayın!
· Her suskunluk işşizlik ve zam olarak sırtımıza biniyor!
· Gün EMEK CEPHESİNİN SESİNİN yükseltilmesinin günüdür!
-ACİL MÜDAHALE PROGRAMI-
A-)Değerlendirme
Dünyada büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor...
IMF, burjuva iktisatçıları ve bankacılar 2007’nin ikinci yarısında ABD finans sektöründe başlayan sorunların sadece mortgage kredileri kaynaklı ve emlak piyasası ile sınırlı olduğunu düşünüyorlardı. Ancak, 2008’in ikinci yarısından itibaren artık görülmüştür ki ortada, merkez kapitalist ve çevre ülkeleri etkileyen, çok ciddi sonuçlar yaratacak, büyük bir ekonomik kriz vardır.
Finans piyasalarının alt üst olması, bankaların büyük zararlar kaydetmesi ve bazı bankaların batması ile eş anlı olarak merkez kapitalist ülkeler resesyona, yani ekonomik durgunluk sürecine, girmiştir. Kapitalizmin tarihsel “genişleme-daralma” evrelerinden bir tanesi yaşanmaktadır. 2000’lerin başında tetiklenen ekonomik genişleme tersine dönmüştür. Ancak bu seferki çalkantı, kapitalist sistemin son 20-25 yılda yaşadığı ekonomik sorunlardan çok daha derin ve bütün dünya ülkelerini etkilemesi nedeni ile tam anlamı ile “küreseldir”.
Türkiye’nin bu ekonomik krizden etkilenmemesi söz konusu değildir!
Yaşanan kriz tahribatlarını arttırarak sürdürecektir. Bunun izleri görülmeye başlanmıştır. Gerek dünyada gerekse ülkemizde bu sonuçlardan en fazla işçiler ve emekçiler etkilenecektir. Çünkü kapitalizmin bu sistematik krizi, iktidarlarda bulunan egemen güçler tarafından doğaldır ki, kayıp ve zararlar emekçilere çıkarılarak aşılmaya çalışılacaktır.
AKP iktidarı ise “Kriz teğet geçecek” aldatmacası içindedir. Hükümet kriz yok derken patronlar bu krize kendilerini hazırlamışlardır.
Hayır! Kriz teğet geçmedi. Tam da kalbimize saplanıyor!
Sadece işten çıkarma değil, saldırılar da arka arkaya gelmektedir. Şu ana kadar binlerce işçi işinden oldu, fabrikalar kapandı, toplu işten atmalar ve ücretsiz izin uygulamları başladı, sözleşmeler askıya alınmak isteniyor, yeni sözleşmeler imzalanamıyor. Elektrik, su, doğalgaz zamları tokat gibi peşi sıra geliyor. Ve “İşsizlik Sigortası” fonunda biriken paralar patronların krizine melhem yapılmak isteniyor. Oysa krizde temel öncelik emekçi ve yoksul kesimlerin korunması olmalıdır!
Artık “Krizin bedelini ödemeyeceğiz”in yerine, “Bu politikalardan sorumlu siyasilere ve sermayeye bedel ödettireceğiz!” dememiz gerekmektedir.
Şimdi artık, zamlara, işsizliğe karşı en geniş toplumsal muhalefeti örgütlemenin zamanıdır.
Çünkü bu kader değildir. Başka bir yaşam mümkündür. Kapitalizmin vazgeçilmez krizlerinin yerini emekten yana, sosyal adaleti temel alan yeni bir düzen mümkündür.
Bu çağrımız Türkiye’yedir!
Sadece üyelerimizin değil, tüm emekçilerin, emeklilerin, işsizlerin, ev kadınlarının, dar gelirli esnafın, gençlerin yani bu gidişten mağdur olanların haklarına sahip çıkarak topluma “Yeter artık, susmayın” çağrısı yapıyoruz. “EMEK CEPHESİNİN SESİNİ” oluşturmaya, yükseltmeye davet ediyoruz.
DİSK olarak tarihsel görevimizin bilincindeyiz.Dün olduğu gibi bugünde görevimizin başındayız. “Susmayacak,teslim olmayacağız”.
B-) Kriz karşısında acil taleplerimiz
· Kriz karşısında öncelikle çalışanların geleceği güvence altına alınmalı, iş ve yaşam koşulları insanca yaşanacak bir düzeyde tutulmalıdır.
· Devlet yurttaşlarına güvenli iş, güvenli gelecek sağlamakla mükelleftir.
· İşten atılmalar yasaklanmalıdır.
· Kapitalizm krize girmeyince de kronik işsizlik üretmektedir. Bu nedenle çalışma süreleri dinlenme ve yemek süresi dahil haftalık 40 saate düşürülmelidir.
· Başta doğalgaz olmak üzere zamlar geri alınmalı, yeni zamlar yapılmamalıdır.
· İşsizlik Sigortası’na gerçek sahipleri olan işsiz kalmış emekçilerin dışında kimsenin dokunmasına izin verilmemelidir.
· İşsizlik Sigortası’dan yararlanma koşulları ve süreleri yeniden düzenlenmelidir.
· Çalışma süreleri tam ücret verilerek kısaltılmalıdır.
· Asgari ücret açlık sınırının üzerine çıkarılmalıdır. Vergi dışı tutulmalıdır.
· Ücret artışları enflasyon üzerinde yapılmalıdır.
· Eğitim ve sağlık parasız olmalıdır; halkın temel taleplerinden olan elektrik, su, doğalgaz vb.’nin ise asgari ücretle çalışan açlık sınırı altında geliri olanlara ücretsiz sağlanması için mücadele edilmelidir.
· Herkese barınma hakkı tanınmalıdır. İşçi ve emekçiler için devlet konut vermelidir.
· Patronların birikimleri yatırıma dönüştürülmeli, batan şirketlerin durumu nedenleri ile halka karşı şeffaf ve açık olmalıdır.
· İşsizler hareketine ihtiyaç vardır. İşsizler örgütlenmelidir.
· Kaynaklar silahlanmaya harcanmaktadır. Güvenlik için ayrılan para dondurulup silahlanma yerine eğitim ve sağlığa, üretim ve istihdama yönlendirilmelidir.
· Krizin yanısıra kentleri rantsal dönüşüm alanına çeviren anlayışların kent yönetimlerinden uzaklaştırılması için de yaklaşmakta olan yerel seçimlere ilişkin çalışmalar yapılmalıdır.
· 2008 yılı içinde temel tüketim mallarına yapılan zamlar ortalama %100’ü aşmışken, Türkiye’de işsizlerden sonra en yoksul kesimi oluşturan emeklilere %9 ücret artışı verildi. Bu nedenle şu anda Türkiye çapında “Haklarımızı İstiyoruz” isimli bir kampanya yürüten sendikamız Emekli-Sen’le dayanışma içinde olunmalıdır.
· Kürt sorununda demokratik ve barışçıl çözüm üretilmelidir.
· Bugüne kadar uygulanan neoliberal politikaların sorumlusu olan sermayenin krizi kendi lehine çevirme girişimlerine karşı mücadele edeceğimizi ilan ediyoruz.
C-) Acil eylem programı
1. DİSK olarak hemen tüm bölgeleri, işkollarını, işyerlerini kapsayan bilgilendirme, hazırlanma kampanyası başlatılacaktır. Bildiri, afiş, el ilanı ve gerekli diğer propaganda çalışmaları ile işyerleri ve dargelirlilerin, yoksulların yaşadığı, emekçi ve işçi mahalleleri mücadele için hazır hale getirilecektir.
2. Atılan her işçiye, yapılan her zamma karşı, sendikalı - sendikasız işçiler arasında hiçbir ayrım yapmaksızın dayanışma içinde olunacak; işyerlerinde, sokaklarda, pazar yerlerinde küçük büyük demeden mücadele ve dayanışma ağları örgütlenecektir.
3. DİSK başta emek ve meslek odaları olmak üzere kendine emekten yana diyen tüm siyasal parti, demokratik kitle örgütü ve örgütlenmeleri “emek cephesinin sesi” olarak bir araya gelmeye ve mücadeleyi ortaklaştırmaya davet ederek bu yolda mücadeleyi yoğunlaştırma kararlılığındadır.
4. Öncelikle DİSK’e bağlı işyerleri olmak üzere örgütlü örgütsüz tüm işyerlerinde çalışan işçileri “kriz nedeniyle işten çıkarmalara karşı” işyerlerini terk etmemeye davet eder.
5. Bu haftadan başlayarak tüm illerde en büyük pazar yerlerinde haftanın belli günlerinde “krize karşı tencerem boş” eylemleri örgütlemeye davet eder.
6. Türkiye’nin büyük illerinde tesbit edilen merkezlerde “kriz sonuçları tartışma kürsüleri” oluşturmayı kararlaştırır.
7. İşten çıkarmaların yasaklanması talebini örgütlenme özgürlüğü ve sendikalaşma talepleriyle birleştirilmesi gereğine inanır.
Bu genel kararlar ışığında;
a) 29 kasım 2008 tarihinde Ankara’da yapılacak “Krizin bedelini ödemeyeceğiz” mitinginin en yoğun şekilde katılınmasını,
b) 29 Kasım mitingi öncesi tesbit edilen İl’ lerden başlayarak değişik işkollarında işten atılan işçilerin katıldığı Ankara yürüyüşünün desteklenmesini,
c) 26 Kasım 2008 Perşembe günü bütün bölge temsilciliklerinde kitlesel basın açıklamaları yapılmasını,
d) Hazırlanacak bildirinin 28 Kasım 2008 tarihinde bütün işyerlerinde okunmasını,
e) Kriz konusunda emekçi kitlelerin yapacakları her çeşit eylemlilikleri, örgütlemeyi, katılmayı ve iletişimi sağlamayı görev kabul eder. eylemlere aktif katılımlarının sağlanması için gerekli propaganda ve çalışmaların yapılmasını
KARAR ALTINA ALIR