|
|
|
 DİSK 'in, Cumhurbaşkanlığı tarafından onaylanarak yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderilen 5754 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’na ilişkin değerlendirmesi... Bu yasa, sosyal güvenlik alanında bir dönüşümü gerçekleştirecektir. Yasa, işletmecilik anlayışına dayalı bir sistemi kurumsallaştırırken, zaman içinde sosyal güvenlik sisteminin çökmesine neden olacak bir süreci de başlatmıştır. Bu yasa ile getirilen sistemle, “sosyal güvenlik reformu” olarak adlandırılan saldırının dayandırıldığı hiçbir sorun ortadan kalkmayacak, sağlık ve güvenlik alanında yaşanan sorunlar artarak derinleşecektir... (Basın Açıklamaları, 10.05.2008) |
|
|
 9 Mayıs Cuma günü saat 14.30’da Tuzla'da Selah Tersanesi’nde kızakta bulunan kuru yük gemisinde patlama meydana geldi. İzzet Gider isimli işçi öldü ve çok sayıda da yaralı var... Böylesi bir vurdumduymazlık ve kolaylıkla insan harcama anlayışına ne denmeli kestiremiyoruz artık. Bu ülkede çalışanların canı kimlere emanet bilemiyoruz. Sorumlular, yetkililer simdi ne söyleyecekler ve hangi tedbiri alacaklar? Bu sorumsuz davranışları ortaya koyanlar nasıl hesap verecekler? (Haber / Duyuru, 10.05.2008) |
|
|
 Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki; yaşadığımız çağda, bırakın demokratik ülkeleri, 1 Mayıs’ı bir “öcü” olarak gören totaliter rejimlere sahip ülkeler bile neredeyse kalmamıştır. Ülkemizde ise, 120 yıl öncesinin dünyasında bile (1890’dan beri) yasal bir hak olarak kullanılan bir günü 2008’li yıllarda yasaklar ve tabularla karşılayan anlayışların hâlâ etkin bir şekilde var olması bir utanç meselesidir... 1 Mayıs kutlamaları ve 77’de katledilen canlarımızı anmak için Taksim’i istememizin önemi ortadan kalkmamıştır; siyasi iktidarın bu yasakçı, antidemokratik zihniyeti ve emek düşmanlığı anlayışı baki kaldığı sürece de kalkmayacaktır... (Haber / Duyuru, 05.05.2008) |
|
|
 DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, İstanbul’da yaşanan 1 Mayıs 2008 olayları çerçevesinde, Radikal yazarı Hasan Celal Güzel’in eleştiri sınırlarını aşan “Bayram böyle mi olur?” başlıklı yazısını eksen alarak, kimi yayın organlarında da yer alan DİSK’e yönelik karalama ve iftiralara yanıt verdi.. Süleyman Çelebi, 1 Mayıs'ta orantısız güç kullanılmadığını savunan Hasan Celal Güzel'e gönderdiği mektupta "1 Mayıs 2008 tarihinde yaşanan bu hukuksuzlukları, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan bütün etkili başvuru yollarını kullanarak, yargıya, ulusal ve uluslararası platformlara taşıyacağız. Bizim alnımız açık, vicdanımız rahat. Orantılı güç kullandığını iddia edenler gelsin kendilerini savunsunlar" dedi.. (Haber / Duyuru, 03.05.2008) |
|
|
 İşçiler, emekçiler yüzyılı aşkın bir süredir dünyanın her yanında 1 Mayıs’ta işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma gününü kutlamaktadır. Ülkemizde ise uzun yıllardır 1 Mayıs iktidarların korkulu rüyası haline gelmiş halka, emekçilere baskı gününe dönüştürülmüştür... Sabahın altısında kendi merkezlerine gelen, herhangi bir eylemde, yürüyüşte bulunmayan emekçilere ve DİSK’e gaz bombası atılması, su sıkılması, camlarının kırılması en büyük PROVOKASYONDUR.... DİSK Genel Merkezi atılan gaz bombalarından, sıkılan sulardan nefes alınamayacak ve tanınamayacak durumdadır. DİSK Genel Merkezi’ne girerek “haneye tecavüz” suçunu işleyen emniyet güçlerinin saldırısında büyük maddi hasar da meydana gelmiştir... Yaşadığımız bütün bu kanun dışı uygulamaların, emekçilere ve halkımıza karşı işlenen bu suçların her platformda takipçisi olacağız; bu olayları uluslararası emek hareketinin, Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun ve Avrupa İnsan hakları Mahkemesi’nin gündemine taşıyacağız...
(Basın Açıklamaları, 01.05.2008) |
|
|
 Sabah 06.30 saatlerinde, 1 Mayıs için DİSK binası önünde toplanan kalabalığa çevik kuvvet polisleri panzerler ve gaz bombaları eşliğinde saldırdı. Kaç gözaltı olduğunun bilinmediği müdahale sırasında DİSK üyesi işçilerden yaralananlar oldu. DİSK Genel Merkez binasına sığınan 1 Mayısçıları dışarı çıkarmak için DİSK’in kapısını zorlayan polisler burada da pek çok işçiyi gözaltına aldı... (Basın Açıklamaları, 01.05.2008) |
|
|
 TÜRK İŞ – DİSK – KESK Genel Sekreterleri, üç konfederasyonun oluşturduğu 1 Mayıs Tertip Komitesi ve 1 Mayıs çalışmalarını birlikte yürüten kurumların ortak basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada "Emekçiler ellerinde karanfiller, dillerinde özgürlük ve barış türküleri, yüreklerinde sevgileri ile, dayanışma içinde alanları doldurmaktadır. 1 Mayıs’ı 'emeğin bayramı' olarak ilan etmek emekçiler açısından sadece malumun ilanıdır; bunu yeni bir şey gibi sunmak bizim açımızdan sadece gülünçtür. Bildiğiniz gibi, 1 Mayıs etkinlikleri düzenlemek hem ILO Sözleşmeleri hem de iç hukukumuz açısından sendikal faaliyet olarak tanımlanmaktadır. Sendikal faaliyetler de izne tabi değildir... Evet buradan ilan ediyoruz. 500 bin emekçi olarak 1 Mayıs’ı İstanbul’da Taksim’de ellerimizde karanfillerle kutlayacağız." denildi (Haber / Duyuru, 30.04.2008) |
|
|
 DİSK Başkanlar Kurulu, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 1 Mayıs gündemi nedeniyle sendikaları ve emekçileri hedef alan açıklamaları ve 1 Mayıs organizasyonunu değerlendirmek üzere olağanüstü toplanmıştır... Başkanlar Kurulumuz öncelikle, bu yıl 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanması yönündeki kararlılığını bir kez daha teyit etmektedir... Taksim Meydanı, değişik meslek gruplarının, çeşitli kurum ve kuruluşların etkinlik ve gösterilerine açık olduğu gibi, emekçilerin bütün dünyada özgürce kutlanan birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs kutlamalarına da açık olmalıdır... Hükümet, hiçbir gerekçeyle bu hakkın önüne yasak ve engel koyamaz... (Haber / Duyuru, 24.04.2008) |
|
|
 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanmasına yönelik olarak Hükümet, UEFA şampiyonluğundan dünya kupası kutlamalarına, polis gününden rallilere, yeni yıl kutlamalarından 23 Nisan kutlamalarına kadar toplumun değişik kesimlerinin ve resmi günlerin kutlama alanı olan meydanı emekçilere “asayiş” gerekçeleriyle vermeyeceğini söylemektedir... Sıra emekçilerin kutlamalarına geldiğinde toplumda “provokasyon” korkuları yayılmakta, Taksim provokasyon merkezi olarak lanse edilmektedir... Oysa, 40’ın üzerinde insanın öldürüldüğü 77 katliamından sonra 1978 yılında daha kitlesel olarak anma ve kutlama yapılmış, bir tek vatandaşımızın dahi ne burnu kanamış ne de en küçük bir olay olmuştur... Eğer birilerinin provokasyona ihtiyacı varsa, bunun zaten daha başka günlerde veya Maraş, Sivas, Çorum gibi başka kentlerde de yapıldığına tanıktır halkımız... (Haber / Duyuru, 23.04.2008) |
|
|
 Alınteri ve emeğiyle geçinen işçi sınıfı ve tüm emekçilerin demokratik hak ve taleplerini gündeme getirdikleri, birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs, Afrika’dan Asya’ya, Latin Amerika’dan Avrupa’ya 134 ülkede “İşçi Bayramı” olarak kutlanmakta, emekçiler “resmi izinli” sayılmaktadır. Toplumumuzun da bir mutabakat içerisinde Hükümetten beklentisi, Türkiye’nin olağanüstü dönemlerin bir mirası olarak taşıdığı çağdışı tabulardan arınarak 1 Mayıs’ın RESMİ TATİL’li İŞÇİ BAYRAMI olarak ilan edilmesidir. Bunun dışında gerçekleştirilecek bir “yasal düzenleme”, bizim açımızdan MALUMUN İLANI’ndan öte bir anlam taşımamaktadır ve taşımayacaktır! (Basın Açıklamaları, 21.04.2008) |
|
|
 Yaklaşık bir saat süren görüşmenin ardından açıklama yapan Bakan Şahin, konfederasyon ve sendika başkanlarıyla 22 Ocak 2007'de F tipi cezaevleriyle ilgili çıkartılan genelgenin uygulamasındaki aksaklıkların giderilmesi yönünde görüş alışverişinde bulunduklarını söyledi. İlk olarak konuşan Süleyman Çelebi, Adalet Bakanı'ndan cezaevleriyle ilgili çıkartılan genelgenin uygulanması yönündeki aksaklıkları görüşmek üzere 5 örgütle beraber talepte bulunduklarını belirtti... (Haber / Duyuru, 19.04.2008) |
|
|
 DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, işçi sınıfının “Birlik, mücadele ve dayanışma günü” 1 Mayıs’ın “İŞÇİ BAYRAMI” ilan edilmesini istedi... Alınteri ve emeğiyle geçinen işçi sınıfı ve tüm emekçilerin demokratik hak ve taleplerini gündeme getirdikleri, birlik, dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs, Afrika’dan Asya’ya, Latin Amerika’dan Avrupa’ya 134 ülkede “İşçi Bayramı” olarak kutlanmaktadır... TBMM’deki bütün milletvekillerine sesleniyoruz: Emeksiz, emekçisiz, sendikasız demokrasi olmaz! Emekçilerin birliğini, mücadelesini ve dayanışmalarını ifade ettikleri 1 Mayıs’ı “Emeğin Bayramı” olarak ülkemize hediye etmelisiniz! Verilen yasa teklifinin “sözde” ve tozlu raflarda kalmasına izin vermeyin... (Basın Açıklamaları, 18.04.2008) |
|
|
 15 Nisan 2008 tarihinde DİSK Genel Merkez binasında toplanan DİSK Başkanlar Kurulu, Birlik – Mücadele ve Dayanışma günü 1 Mayıs’ın, ufukta gözüken muhtemel bir ekonomik kriz, işsizlik, yoksulluk ve kazanılmış haklara yönelik saldırıların arttığı ülkemizde, çok kritik günlerin yaşandığı bir süreçte kutlanacağına dikkat çekti... Başkanlar Kurulu, SSGSS Yasası’na karşı yeni ve daha güçlü mücadele yöntemlerinin hayata geçirilmesi kararı alınan toplantıda, bu konuda 1 Mayıs 2008 kutlamalarının bir zemin olarak değerlendirilmesi gerektiği söylendi... (Haber / Duyuru, 17.04.2008) |
|
|
 Biz, milyonlarca işçiyi, emekçiyi ve çalışanı temsil eden Türkiye’nin emek örgütleri olarak; Biz, sosyal adalet, sosyal güvenlik, sosyal hak; insanca bir yaşam ve çalışma hakkı isteyen milyonların umudu olarak; Biz, yüz milyonlarca emekçiyi temsil eden küresel sendikal hareketin, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu ITUC’un üyeleri olarak; Bizler, ülkemizin emek örgütleri TÜRK-İŞ, DİSK, KESK olarak 1 Mayıs 2008’de SOSYAL ADALET, EŞİTLİK, BAĞIMSIZLIK, ÖZGÜRLÜK, BARIŞ VE DEMOKRASİ İÇİN Taksim’deyiz… (Haber / Duyuru, 08.04.2008) |
|
|
 Bu ihmal, vurdumduymazlık ve sorumsuzluktan dolayı son olarak da Sedef Tersanesi'ne bağlı İzoçim isimli taşeron firmada boyacılık yapan 31 yaşındaki üç çocuk sahibi Ali İhsan Çam hayatını kaybetti... Ülkemizde çalışanların sağlık ve güvenliğinden sorumlu Bakan yine tam bir sorumsuzluk içinde “Yatıyoruz Tuzla, kalkıyoruz Tuzla” diyecek mi?.. Böylesi bir vurdumduymazlık, böylesi bir işçi düşmanlığı, böylesi bir sermaye aşkıyla kolaylıkla insan harcama anlayışına ne denmeli bilemiyoruz artık... Gözünü kulağını işçisine, çalışanına, emekçisine ve halkına tamamen kapayan, vicdanını vestiyere bırakıp görev yapan başka bir hükümet, başka bir bakan, başka bir yönetim anlayışı bulunabilir mi?.. (Basın Açıklamaları, 31.03.2008) |
|
|
 DİSK, KESK ve TTB’DEN ORTAK BASIN AÇIKLAMASI - Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) Yasa Tasarısı’na karşı emek örgütlerinin gösterdiği tepki hükümete geri adım attırmış gibi gözükse de Çalışma Bakanı’nın açıklamaları ve yürütülen teknik çalışmanın ortaya çıkardığı tablo hükümetin, SSGSS’nin “temel parametrelerine” dokunmak niyetinde olmadığını göstermektedir... Bu niyetle hareket eden hükümetin, Emek Platformu’nun talepleri ve eylemleri karşısında oyalama, geçiştirme ve emek örgütlerini bölerek, Meclis’ten yasayı jet hızıyla geçirme taktiği izlediği anlaşılıyor... (Haber / Duyuru, 31.03.2008) |
|
|
 TBMM'de görüşülmekte olan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı'na karşı DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve TDB ortak eylem kararı aldı. Eylem planı 28 Mart 2008 saat 13.00'de TMMOB'de düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı... Toplantıya; DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, TTB Merkez Konsey Üyesi Muharrem Baytemür ile TDB Yönetim Kurulu Başkanvekili Murat Akkaya katıldı... (Haber / Duyuru, 28.03.2008) |
|
|
 Emek Platformu, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı ile ilgili taleplerini, Yasa Tasarısı’nın Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmesi tamamlandığında, gerçekleştireceği uyarı eylemlerini de belirterek, 10 Mart 2008 günü kamuoyuna açıkladı... Emek Platformu’nun işçi konfederasyonlarından oluşan tarafları, 14 Mart 2008 günü ülke genelinde gerçekleşen eylemlerin ardından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından 17 Mart 2008 günü görüşmeye davet edildi... Yapılan görüşmede, talepler üzerinde değerlendirmeler yapıldı ve bazı konularda teknik çalışma yapılması gereği ortaya çıktı. Bu çalışmalar sonunda ortaya çıkacak seçeneklerin Emek Platformu’nun diğer bileşenleri ile görüşülmesinin ve daha sonra Bakanlıkla bir araya gelmenin uygun olacağı kararlaştırıldı... Bu doğrultuda, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yaptığı ve yazılı olarak ilettiği çalışma sonuçları Emek Platformu’nda değerlendirilerek, Bakanlıkla yapılacak toplantıda görüşülecek temel konular kararlaştırıldı... Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile 24 Mart 2008 günü yapılan toplantıda, Emek Platformu’nun talepleri yeniden değerlendirildi... Kabul edilen ve kabul edilmeyen konularla, kabul edilmeyen konulara ilişkin değerlendirmelerimiz aşağıdaki belirtilmiştir: (Haber / Duyuru, 27.03.2008) |
|
|
 TÜSİAD, Türkiye’deki siyasi gelişmeler ve toplumda yaşanan gerilimin düşürülerek ülkenin gerçek gündemini yakalaması gerektiği şeklinde özetlenebilecek görüşlerini paylaşmak üzere yaptıkları program çerçevesinde DİSK’i ziyaret etti... Görüşmenin ardından ortak bir basın toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda Arzuhan Doğan Yalçındağ, "Ülkedeki gerginliğe açılım getirmek üzere yaptığımız ziyaretler konusunda isabetli karar verdiğimizi görüyorum. Gerilimler olmadan dab u görüşmeler yapılmalıdır. Çağdaş iletişim budur. Biz faydasını görüyoruz, dilerim herkes görür. Bu diyaloğun başlamış olması bile çok önemli ama bunu devam ettirmeyi de istiyoruz. Bu gerginliği aşıp Türkiye'nin gerçek gündemine ulaşmasını, sağduyulu ve sakin bir yere gelmesini istiyoruz" dedi... (Haber / Duyuru, 27.03.2008) |
|
|
 Bazı sendika, meslek ve sivil toplum örgütleri "sağduyu çağrısı" için biraraya geldiler. Bu toplantıya DİSK de davet edildi. Yapılan bu çağrının içeriğinden önce, çağrıda bulunanların yapısına ilişkin birkaç söz söylemek gerekmektedir... Bu yapı, Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi (KİK) olarak faaliyet gösteren bir birliktir ve DİSK önceleri burada yer almasına karşın, daha sonra ayrılmıştır. Bunun nedeni de, siyasal iktidarın sadece “kendi istediği” konularda “onay mercii” olarak kullandığı bu birlikteliğin önerilerinin hükümetçe hiçbir zaman dikkate alınmaması, adeta bizi konu mankeni olarak görmesiydi. Hükümetin suni teneffüs yapmak için adeta oksijen maskesi olarak kullandığı bu yapıda kalmamız düşünülemezdi... (Haber / Duyuru, 26.03.2008) |
|
|
 DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı ve tasarının Meclis’te “Temel Yasa” olarak görüşülmesine ilişkin bir açıklama yaptı. Açıklamada, hükümetin Emek Platformu’yla yaptığı görüşmeleri sonuçlanmış ve uzlaşmaya varılmış gibi sunmaya çalışmasını eleştiren Çelebi, yasa tasarısının alelacele Meclis’e getirilmesini de eleştirerek “Yasaya karşı itirazlarımız sürerken, yasanın Meclis’te ‘Temel Yasa’ olarak görüşülmek istenmesi, bir oldu bittiye getirilerek halkın yasayı etraflıca algılamasının engellenmesi ‘yangından mal kaçırıldığı’nı göstermektedir” dedi... (Haber / Duyuru, 25.03.2008) |
|
|
 DİSK Başkanlar Kurulu 20 Mart'ta Genel Merkez binasında toplandı. 13. Genel Kurul sonrası yapılan ilk Başkanlar Kurulu toplantısında sendikal sorunların yanısıra ülkenin gündem maddeleri de görüşüldü. Başkanlar Kurulu toplantıdan sonra yayınladığı bildiride: "Üst siyasal yapıda yaşanan “ekonomik kriz” ve “siyasal hesaplaşma” süreçleri yeni “denge” ve çözümlerini topluma dayatarak sürdürecektir. ABD politikaları, Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler, ülkemizde sürdürülen laiklik-antilaik, özgürlükler ve hukukun siyasal nesne olarak kullanılması konuları etrafında şekillenen tartışmalar soğukkanlılıkla değerlendirilmelidir." dedi.. (Haber / Duyuru, 24.03.2008) |
|
|
 DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Genel Sekreter Tayfun Görgün ve Genel Başkan Yardımcısı İsmail Yurtseven, İlhan Selçuk’un gözaltına alınmasından sonra Cumhuriyet Gazetesi'ni ziyaret etti. Ziyaret sırasında Genel Başkanımız Süleyman Çelebi "Biz DİSK olarak demokrasi dışı tüm yol ve yöntemlere karşıyız. Böylesi uygulamalar ülkemizde gerginlikleri daha da tırmandırmaktan başka bir anlama gelmeyecektir. Ayrıca böylesi girişimler, sosyal güvenlik, yoksulluk ve ekonomik kriz gibi toplumu derinden etkileyen gerçek gündemlerin üstünü örtmektedir" dedi... (Haber / Duyuru, 21.03.2008) |
|
|
 DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, AKP’nin kapatılma istemine ilişkin bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada Türkiye demokrasisinin kapatmakta yine hiçbir çekince görmediği 28. partinin kapatılma sürecinin de başladığını söyleyen Çelebi “Antidemokratik seçim yasası yoluyla yüzde 47 oyla Meclis’te çoğunluk diktatörlüğüne kavuşan, toplumsal talepleri görmezden gelen, onları aşağılayan ve bildiğini okumaktan vazgeçmeyen sığ bir demokrasi anlayışıyla ülkeyi yönetmeyi hedefleyen, başka bir partinin kapatılma sürecini ayakta alkışlayan AKP “kendine demokrat” tavrıyla bu sürecin kurbanı olduğu kadar da ana sorumlusudur.” dedi... (Basın Açıklamaları, 15.03.2008) |
|
|
 Emek Platformu’nu oluşturan emek ve meslek örgütlerinin çağrısı üzerine Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) Yasa Tasarısı’na karşı gerçekleştirilen iki saatlik ‘çalışmama’ eylemi tüm Türkiye’de hayatı durdurdu. Hükümetin yasa tasarısını Meclis’e getirmemesini isteyen örgütler bu eylemlerin bir uyarı olduğunu belirterek aksi taktirde genel greve gideceklerini ifade etti. Eylem çerçevesinde başta Ankara ve İstanbul olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında ulaşım, temizlik işleri, eğitim, sağlık alanlarında hizmet verilemedi. 10.00’da başlayıp 12.00’da sona eren eylemde belediye hizmetlerine ara verilirken, şehir içi ulaşım durdu ve temizlik hizmetleri yapılamadı. Demiryollarında banliyö trenlerinin seferleri iki saat süreyle durdurulurken, atölyelerde çalışma yapılmadı. Bakım ve onarım çalışmalarına ara verildi... (Haber / Duyuru, 15.03.2008) |
|
|
 Emek Platformu Başkanlar Kurulu’nun 14 Mart tarihinde Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı’nın yasalaşmaması amacıyla aldığı eylem kararı uyarınca, 14 Mart saat 10.00’dan 12.00'a kadar bütün Türkiye'de emekçiler iş bırakıp sokaklara çıkıyor. Genel Başkanımız Süleyman Çelebi, İzmir’de yapılan iş bırakma eylemine katılacak. Saat 10.00’da iş bırakarak İzmir Basmane’de toplanacak işçiler Konak Meydanı’na yürüyecekler... (Haber / Duyuru, 14.03.2008) |
|
|
 DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi’, Meclis gündemine gelen 5510 Sayılı SSGSS Yasa Tasarısı’na ve Sayın Başbakan’ın AKP Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmaya ilişkin bir açıklama yaptı... Çelebi açıklamasında "5510 Sayılı Yasa ve şimdi de bu değişiklik tasarısı ile yapılmak istenen şey, görüldüğü gibi, sosyal güvenlik sistemini iyileştirecek bir reform değil, sosyal devletin var olanını da ortadan kaldıracak bir yeniden yapılanmadır... Aslında Başbakan’ın bu yasayı kayıp değil de bir kazanç olarak görmesi, temsil ettiği, politikalar ürettiği kesimler için geçerlidir. Başbakan bu açıdan doğru söylemektedir: bu yasa sermaye için büyük bir kazançtır!" dedi... (Basın Açıklamaları, 12.03.2008) |
|
|
 TİSK’in “Genel Grev Kabul Edilemez” başlıklı basın açıklamasında, Emek Platformu’nun 13-14 Mart’ta yapacağı uyarı eylemlerini “kanunsuz” görmesine tepki gösteren DİSK, Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Kudatgobilik’e gönderdiği bir yazıyla TİSK’in antidemokratik tutumunu kınadı... Yazıda "Grev hakkı, başta ILO sözleşmeleri ve Avrupa Sosyal Şartı olmak üzere birçok uluslararası sözleşmede, Anayasa’da ve 2822 sayılı yasada tanınmış bir hak iken, bu hakkın koşulları içinde kullanımını “kanunsuz” ve “zarar verici” görmek, esasen bu hakları tanımamak demektir... Bu “yasakçı” anlayış aynı zamanda “ezbercidir” de. Ezbercidir, çünkü en temel demokratik hakkımız olan “uyarı eylemini” dahi “genel grev” olarak görmekte ve hemen “kanunsuz” yaftasını asmaktadır." denildi... (Haber / Duyuru, 12.03.2008) |
|
|
 Emek Platformu Başkanlar Kurulu, Yasa Tasarısı’nın çalışanlar emekliler, dul ve yetimleri için ağır hak kayıplarına neden olduğu tespitini yapmış, emeklilik ve sağlık alanında köklü değişiklikler yapan ve kazanılmış hakları geriye götüren tasarıyı sosyal devlet ilkesine aykırı olarak değerlendirmiştir. Emek Platformu Başkanlar Kurulu, Hükümetin Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı ile ilgili olarak örgütlerimizin görüş ve önerilerini dikkate almadığı ve tasarının çalışanların koşulları ve ülke gerçekleri ile örtüşmediği sonucuna varmıştır. Emek Platformu Başkanlar Kurulu, bu tasarının yasalaşmaması gerektiği kararına vararak tasarıya karşı ortak eylem kararı almıştır... (Haber / Duyuru, 08.03.2008) |
|
|
 DİSK Araştırma Enstitüsü’nü kuran, işçi sınıfının devrimci bir niteliğe erişmesi ve bilinçlenmesi için yurt ve dünya olaylarının emekçiler açısından yönlendirilmesi gerektiğine inanarak, işçi sınıfına bilimin yol gösterici aydınlığını sunan, Türkiye’de sosyalizmin öncülerinden, değerli bilim insanı, bilge, aydın, güvenilir dost, dava, mücadele ve hapishane arkadaşımız, yoldaşımız SADUN AREN’i kaybettik!.. (Haber / Duyuru, 07.03.2008) |
|
|
 “ŞİDDETE, AYRIMCILIĞA, EŞİTSİZLİĞE, SÖMÜRÜYE, ADALETSİZLİĞE HAYIR” DEMEK İÇİN 8 MART’TA ALANLARDAYIZ!.. Tarlada, fabrikalarda, kamusal alanda, evde emeği görülmeyen ev eksenli çalışan kadınların, İnsan hakları, kadın kurtuluşu, emek ve özgürlük mücadelesi verirken, politik kimliklerinden dolayı cezaevlerinde bulunan kadınların, İş, ekmek mücadelesini grev çadırlarında geçiren grevci kadınların, Savaş mağduru olan Türk, Kürt, Ermeni, Filistinli, Irak’lı ve Afganistan’lı tüm kadınların, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü dayanışma duygularımızla kutluyoruz. Bütün emekçi kadınları 8 Mart 2008, Cumartesi günü Saat: 12.00’de Kadıköy Mitingi’ne bekliyoruz. BİZ HAYKIRMAK, SUSMAMAK, REDDETMEK VE BOYUN EĞMEMEK İÇİN ORADA OLACAĞIZ VE ALANLARDA MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ! YAŞASIN 8 MART YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ! YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI! (Haber / Duyuru, 07.03.2008) |
|
|
 DİSK Yönetim Kurulu, Tuzla tersanelerindeki insanlık dışı çalışma koşulları ve iş cinayetleri konusunda somut adım atılması için, bu sabah 9.30’da Gemi İnşa Sanayicileri Birliği GİS-BİR’le bir görüşme yaptı. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Genel Sekreter Tayfun Görgün, Örgütlenme Daire Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu ve Limter-İş Genel Başkanı Cem Dinç’in katıldığı görüşmede DİSK, Tuzla tersaneler bölgesinde yaşanan temel sorunların çözümü için “Tuzla Tersaneler Bölgesi İş Konseyi” (İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve İş Güvencesi İzleme Kurulu) oluşturulmasını önerdi... (, 28.02.2008) |
|
|
 Dünyanın çeşitli ülkelerinden işçi sendikaları Tuzla tersanelerinde yaşanan iş cinayetlerini protesto ediyor!.. Yaşanan işçi ölümleri ile Türkiye’nin gündemine oturan Tuzla tersaneleri şimdi dünyanın konuştuğu bir konu haline geldi. Çeşitli uluslararası kurumlar konuyu gündemlerine alırken, çok sayıda sendika, Başbakan Tayip Erdoğan’a protesto ve DİSK’e destek mesajları gönderdiler... Türkiye’nin de arasında bulunduğu 155 ülkeden, 311 üye örgütten 168 milyondan fazla işçiyi temsil eden Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu ITUC Genel Sekreteri Guy Ryder, Erdoğan’a yazdığı mektubunda tersanelerdeki ölümlerden duyduğu kaygıyı dile getirirken, hükümeti ILO’nun 87 nolu sözleşmesinin gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirmeye ve tersanelerindeki çalışma koşullarını iyileştirmeye çağırdı... (Uluslar arası İlişkiler, 26.02.2008) |
|
|
 DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi’nin, tersanelerde üç işçinin daha yaşamını yitirmesi ve Tekel işçilerine yönelik antidemokratik baskılar üzerine yaptığı açıklama: Ülkemizi ortaçağ karanlığına sürükleyen, çalışma koşullarını ortaçağ zihniyetine ve koşullarına endeksleyen, onlarca emekçinin iş cinayetlerinde kaybedilmesine ses çıkarmayan ve hiçbir önlem almayan yetkilileri ŞİDDETLE PROTESTO EDİYOR; ülkemizin değerlerinin “özelleştirme” adı altında yok pahasına satılmasına karşı onurluca mücadele eden Tekel İşçilerinin mücadelesini destekliyor, yanlarında olduğumuzu bildiriyoruz!.. (Basın Açıklamaları, 20.02.2008) |
|
|
 DİSK’in 1-2 Şubat 2008 tarihlerinde yaptığı Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısı sonrası hazırlanan, örgüt içinde tartışılan ve sendikalar arası oluşturulan Kararlar Komisyonu'nun çalışmasını yürüttüğü “13. Genel Kurul Yönlendirici Temel Belgesi” Genel Kurul’da son şeklini alarak oybirliğiyle örgütsel karar haline getirildi… 41 yıllık mücadele tarihinde, ülkemizde yaşayan tüm emekçilerin, yoksulların, ezilenlerin ekonomik, demokratik, sosyal ve siyasal hakları için mücadele eden; bu uğurda bedeller ödeyen ama mücadele azminden bir an bile kopmadan, kurucularının onurlu mirasını 2000’li yıllara taşıyan DİSK, tarihin kendisine yüklediği misyonla, Yönlendirici Belge’de emekçilere ve halka yeniden bir “TOPLUMSAL AYAĞA KALKIŞ ÇAĞRISI” yapıyor… (Genel Kurul Kararları, 18.02.2008) |
|
|
 DİSK/Birleşik Metal-İş Ankara Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nde Tega Mühendislik işyerinde, 7 Şubat 2008 tarihinde greve çıktı. Grevin 3. gününde, Tega işvereni dışardan 20 işçi getirerek grevi kırmaya yönelik bir saldırı başlattı. Ayrıca özel güvenlik görevlileri grev gözcülerine saldırdı, iki üyemiz yaralandı ve grevdeki 46 üyemiz; tüm gün boyunca jandarma tarafından gözaltında tutuldu… Geniş açıklama http://www.birlesikmetal.org adresinde… (Haber / Duyuru, 12.02.2008) |
|
|
 16 Kasım 2007 tarihinde toplanan Üçlü Danışma Kurulu toplantısında, DİSK’in Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na sunduğu “SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI YASASI DEĞİŞİK BİÇİMİYLE DE ÇALIŞANLARIN VE HALKIN SAĞLIK VE SOSYAL GÜVENLİK HAKKINI KARŞILAMIYOR!” başlıklı 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’nda yapılması düşünülen değişikliklerle ilgili DİSK’in görüş ve değerlendirmeleri… (DİSK-AR, 21.01.2008) |
|
|
 DİSK, 5510 Sayılı "Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Kanun Tasarısı"nın bir kez daha TBMM gündemine taşınmasının ardından bir dizi etkinlik örgütledi.. Türkiye genelinde bütün bölgelerde DİSK'in sokaklara çıkacağı eylemlerde "DİKKAT! EMEKLİLİĞİMİZ, SAĞLIĞIMIZ TEHLİKEDE!" sloganı öne çıkarılıyor... Bu çerçevede hazırlanan bildiri ve kampanya afişine aşağıdan ulaşabilirsiniz... (DİSK Etkinlikleri, 09.01.2008) |
|
|
 4 kişilik bir aile için 2007 yılında açlık sınırı 660 YTL civarında iken asgari ücretin 435 YTL’ye çıkartılmış olması sadece yoksulluğun değil; tek çalışanın olduğu aileler için aynı zamanda açlığın habercisidir. Bu acı olduğu kadar trajikomik bir artıştır da; zira asgari ücret günlük net artışı 15,85 YTL iken, 4 kişilik bir ailenin bireyleri üç öğün ikişer simit yeseler, günlük 18 YTL, aylık ise 540 YTL eder. Bu rakamlar, bariz bir şekilde, çalışanlarla alay etmekten öte bir anlam taşımamaktadır... (Basın Açıklamaları, 27.12.2007) |
|
|
 Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Kanun Tasarısı’nın bir kez daha TBMM gündemine taşınmasının ardından emek örgütleri kitlesel tepkileri göstermeye başladı. DİSK İstanbul Bölge Temsilciliği, İstanbul Tabip Odası, İstanbul Dişhekimleri Odası, İstanbul Eczacı Odası, İstanbul Veteriner Hekimler Odası, İstanbul Barosu, KESK İstanbul Şubeler Platformu, Türk-İş İstanbul Şubeler Platformu, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası’nın çağrısıyla 12 Aralık Salı günü saat 12:00’de Galatasaray Lisesi önünde buluşan 1000 kişilik topluluk “Sağlıkta ticaret olmaz”, “Genel Sağlık Sigortası’na Hayır”, “Herkese eşit, ücretsiz sağlık” sloganlarıyla Taksim Anıtı’na kadar yürüdü... (Haber / Duyuru, 13.12.2007) |
|
|
 Konfederasyonumuzun 40. yıl kutlamalarını sürdürüyoruz. Toplantılar yapıyor, kurucularımızı anıyoruz. 40 yıllık arşivimizi saklımız gizlimiz olmadan toplumsal alana açtık. Aydınlarla, sanatçılarla bir araya geldik. Bu çerçevede, akademisyenlerle beraber EMEK TARTIŞMALARI başlığı altında toplantılar düzenledik. Bu tartışmaları farklı bir yöntem kullanarak hep birlikte yapmak istiyoruz.. Tabanın söz ve karar sahibi olma ilkemizi farklı bir yöntemle hayata geçiriyoruz. Her konuya ilişkin hazırlanacak mektupları sendikalarımızın işyerleri temsilcilerine ulaştıracak, birlikte tartışacak ve çözüm yolları arayacağız...
(DİSK Etkinlikleri, 03.12.2007) |
|
|
 Bütçeden faizlere yapılan ödeme, hala en büyük değeri oluşturuyor. 2000’li yıllar boyunca bütçe harcamalarına bakıldığında, rantiye kesimlerine kaynak aktarıldığı açıkça görülüyor. Bütçenin üçte birinden fazlası hala faiz ödemelerine gidiyor. Sayılar, her yıl eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik harcamalarından kısılarak ödenen borçların azalmak bir yana artmayı sürdürdüğünü de gösteriyor. Bütçeden borç ödemeleri için yapılan harcama karşılığı, Türkiye’de bir banka hesabında tutulmuş olsaydı; bu yedi yıllık dönemin sonunda 1 Trilyon 265 Milyar YTL’ye ulaşacaktı… Yedi yıllık bir dönemde gerçekleşen bu harcama ülke içinde mal ve hizmet üretimi için kullanılsa: 20 milyon kişiye 9 yıl süreyle asgari ücret düzeyinde gelir sağlanabilir; 150 yataklı ve tam teşekküllü 29 bin sağlık kuruluşu yapılabilir; 24 derslikli spor salonu ve laboratuarları olan 290 bin okul yapılabilir; 78 TÜRKTELEKOM ve 124 TÜPRAŞ alınabilir; 6 milyon 700 bin kişi için istihdam yaratacak yatırım yapılabilirdi… (DİSK-AR, 26.11.2007) |
|
|
 Türkiye’de sermaye, uzun yıllardan beri, bütçeye bir koyarken; bütçeden faiz ödemeleri yoluyla kat be kat fazlasını almaktadırlar. Yıllara göre banka ve firmaların kurumlar vergisi ödemeleri ile faizden elde ettikleri gelirler farklılıklar göstermektedir. Bir kriz yılı olan 2001 yılında, sermaye kesimi bir koyup 11 geri alırken, 2007 yılında bu oran biraz olsun gerilemiştir... Bir avuç sermaye sahibine gelir aktarma adına, halk, başta eğitim ve sağlık olmak üzere bir çok sosyal hakkından yoksun bırakılmaktadır. Bütçenin bir avuç sermayedara gelir aktaran bir araç olmaktan çıkarılıp sosyal işlevlerini yüklenmesi gereklidir... (DİSK-AR, 20.11.2007) |
|
|
 Ülkemizde, son beş yıldan beri imalat sanayinde işçi başına üretim sürekli artarken işçi ücretlerinde bir ilerlemeden söz etmenin koşulları yok. Ücret verileri, işçilerin alım gücünün korunduğunu ileri sürenleri, yalanlıyor. Avrupa İşçi Sendikaları Konfederasyonu 2000 yılında, üyesi tüm işçi sendikalarına ücretlerin enflasyon+verimlilik oranı kadar artırılmasını tavsiye eden bir karar aldı. Bu tavsiye kararının dayanağı, hem ücretlerin alım gücünü korumak, hem de işçi ve işverenler arasındaki bölüşümü dengelemek. Ülkemizde ücret politikaları bu anlayışı yansıtmaktan çok uzak. Türkiye’de ücret göstergeleri ne işçilerin alım gücünün korunduğunu, ne de bölüşüm ilişkilerinde bir düzelme olduğunu gösteriyor... (, 05.11.2007) |
|
|
 TİSK, 60. Hükümet’ten beklentilerini web sitesine koyduğu bir metinle açıkladı. Vergi ve sosyal sigorta prim yükünün azaltılması, beklendiği gibi yine TİSK’in istemleri ve beklentileri arasında yer alıyor. TİSK; “Halen istihdam üzerinde %43 düzeyinde bulunan ve OECD Ülkeler Grubunun en yüksek oranını ifade eden vergi ve sigorta prim yükünün takvimli ve aşamalı bir program ile %28 düzeyindeki OECD ortalamasına indirilmesi hedeflenmelidir. Kuruluş aşamasında çok yüksek düzeyde belirlenen işsizlik sigortası işveren prim oranı %1’e indirilmeli, bu önemli kaynağın işletmelerin rekabet gücüne hizmet etmesi sağlanmalıdır.” diyor... (DİSK-AR, 15.10.2007) |
|
|
 İçişleri Bakanlığı’nın açtığı “Emekli-Sen’in kapatılmasına” ilişkin davanın bugünkü duruşmasında Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi, “Emekli-Sen’in bütün faaliyetlerinin durdurularak kapatılması” kararını vermiştir. AKP Hükümetinin demokrasi ve özgürlükler konusunda da çiftestandardını gösteren bu karar, hiçbir şüpheye yer vermeyecek kadar siyasi boyutlu bir karardır... (Basın Açıklamaları, 09.10.2007) |
|
|
 60. Hükümet programında dış açık sorununu çözmek hatta istihdamı arttırmak ve teknolojik ilerlemeye katkıda bulunacağı iddiası ile Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımlarına (DYY) özel önem verileceği bir çok defa ifade edilmiştir. Son yıllarda DYY'nın artması programda AKP hükümeti tarafından bir başarı göstergesi olarak sunulmuş ve bu konuda daha ileri adımlar atılacağı dile getirilmiştir. Oysa DYY'daki gelişmelere daha yakından bakıldığında hükümetin iddialarını doğrulayacak kanıtlar bulmak güçtür. Programda açıkça dile getirilmeyen gerçek ise yabancı sermayenin yurt içine çekilmek için nasıl özendirileceğidir. Gelişen ülkeler için bunun yolunun ne olduğu bilinen bir gerçektir. Uluslararası sermayenin bu konuda ne istediği açıktır: sermayenin hiçbir kontrole tabi tutulmadan ve vergiden muaf olarak rahatça hareket etmesi, ucuz emek gücü ve bastırılmış emek güçleridir... (DİSK-AR, 01.10.2007) |
|
|
 Türkiye’de işveren kuruluşları tarafından dile getirilen iddialardan bir tanesi, rekabet gücü ile büyüyen işsizlik arasındaki ters ilişkidir. Bir başka deyişle, bu iddiaya göre Türkiye’de işsizliğin yüksek olmasının önemli nedenlerinden bir tanesi uluslararası rekabet gücümüzdeki geriliktir. Bu iddianın mantığının şöyle işlediği söylenebilir: ilk önce rekabet gücümüz artacak, ki bu aynı zamanda Türkiye’deki mallara olan talebin artması demektir. Talebin artması ile ihracata yönelik üretim faaliyetleri artacak ve sonuçta ortaya çıkan ek üretim için ek bir istihdam gerekecektir. Böylelikle, işsizlik de düşecektir... (DİSK-AR, 25.09.2007) |
|
|
 Dünya genelinde 168 milyon işçiyi temsil eden, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu ITUC, 153 ülkeden 305 üye sendikasından derlediği bilgilerle hazırladığı Küresel Sendikal Hak İhlalleri raporunu açıkladı. ITUC’un raporuna göre 2006 yılında toplam 144 sendikacı, işçi haklarını korurken öldürüldü, 800’ü işkence gördü. 5,000 işçi tutuklandı ve 8,000’i sendikal faaliyetlerden dolayı işten çıkarıldı. ITUC Genel Sekreteri Guy Ryder’ın açıklamasına göre; “Kendilerine daha iyi bir hayat kurmak için sendikal harekete katılan işçilere yönelik şiddet eylemleri ve baskı politikaları giderek artmakta. Bu artışın en sarsıcı örneği ise geçen yıla oranla %25’lik bir artış gösteren işçi cinayetleri.” Raporda dikkat çekilen bir çok ülke 2007 yılında da baskılarına devam ettiler... (Uluslar arası İlişkiler, 21.09.2007) |
|
|
 DİSK, KESK, TMMOB, TTB, TÜRMOB, T.DİŞ HEKİMLERİ BİRLİĞİ ve T. ECZACILARI BİRLİĞİ “Özgür ve Demokratik Bir Türkiye Yolunda YENİ ANAYASA” tartışmasının başlatılması doğrultusunda bir kampanya örgütlüyor. İlk toplantı, yeni ana kamuoyunun bilgilendirilmesine yönelik olarak 12 Eylül 2007 Çarşamba günü Saat 11.30’da Gazeteciler Cemiyeti Konferans Salonu’nda yapıldı. Bu basın toplantısında YENİ ANAYASA konusunda DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, KESK Genel Başkanı İ. Hakkı Tombul ve diğer örgüt temsilcilerinin 3’er dakikalık konuşma yapmalarının ardından Prof. Dr. İbrahim KABOĞLU bir sunum yaptı... (Haber / Duyuru, 12.09.2007) |
|
|
 İşsizlik sigortası yürürlüğe girdiği dönemde, işveren çevrelerince işsizlik sigortasının işsizliğe çare olmayacağı, tersine işsizliği özendireceği gerekçesi ile eleştirildi. TİSK’ten yapılan bir açıklamada “İşsizlik sigortası istihdam yaratmaz. Aksine, ruhunda çalışmaya karşı duygu ve düşünceler taşıyan insanları sürekli işsizliğe itebilir” dendi. Yani işsizlik sigortası işsizliğe çözüm olmayacağı gibi, çalışanları tembelliğe iterek işsizliğin artmasına bile yol açabilirdi... (DİSK-AR, 11.09.2007) |
|
|
 Avrupa Birliği ülkeleri 1997 yılında oluşturdukları Avrupa İstihdam Stratejisi (Lizbon Bildirgesi) ile istihdam oranlarını 2010 yılına kadar %70’e çıkarma hedefini önlerine koydular. Avrupa Birliğine üye 27 ülkenin istihdam oranı şimdiden %65. Ancak Türkiye bu hedeften oldukça uzakta ve 15 yaş üstü çalışabilir nüfusun yarısından fazlası işgücü dışında. Türkiye’de her 100 kişiden sadece 46’sı istihdam ediliyor. Aynı göstergeyi nitelikli işgücü sayılabilecek üniversite mezunlarına göre incelediğimizde de aynı sonuç çıkmaktadır. Türkiye’de üniversite mezunu çalışabilir nüfusun %29’u ekonominin dışındayken, AB ülkelerinde bu oran %16... (DİSK-AR, 20.08.2007) |
|
|
 Geçen hafta haber kanallarına yer alan bir haberle, asgari ücret tekrar gündeme geldi. Habere göre Türkiye’deki asgari ücret Doğu Avrupa ülkelerinin üstünde fakat diğer AB üyesi ülkelerin altındaydı. AB’ne üye 27 ülkenin 20’sinde yasal olarak düzenlenmiş asgari ücret uygulaması varken, 7 ülkede (Almanya, Avusturya, Danimarka, Finlandiya, İsveç, İtalya, Norveç) asgari ücret bölgesel ya da işkolu düzeyinde yapılan toplu sözleşmelerle belirlenmekte... (DİSK-AR, 26.06.2007) |
|
|
 Avrupa’nın 36 ülkesinden, 81 sendikal konfederasyonun üye olduğu ve yaklaşık 60 milyon işçiyi temsil eden Avrupa Sendikalar Konfederasyonu’nun (ETUC) 11. Olağan Kongresi İspanya’nın Sevilla kentinde 21-24 Mayıs 2007 tarihleri arasında gerçekleşti. İsveçli kadın sendikacı Wanja Elisabeth Lundby-Wedin başkanlığa seçildi. ETUC'un Kongre sonunda yayınladığı Manifesto Sosyal bir Avrupa için mücadeleye çağırıyor. (Uluslar arası İlişkiler, 01.06.2007) |
|
|
 Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) tarafından yapılan araştırmaya göre, Türkiye’de gerçek işsizlik oranını işgücüne katılmama eğilimini gizliyor... Bilindiği gibi işsizlik oranı iş arayıp bulamayanları kapsamakta. Oysa iş bulma umudunu kaybedip işgücü piyasasından çekilen milyonlarca çalışan var. TÜİK 2006 yılı sonuçları 2005 yılına göre işsiz sayısının oransal olarak azaldığını gösteriyor. İşsizlik oranında azalma, işgücüne katılım talebindeki azalmanın sonucu, yani iş bulma umudu kalmayan ve iş aramayan işsizler değerlendirme dışında. Sonuç olarak 2006 yılında 2005 yılına göre işgücüne katılım oranı yüzde 48,3’ten yüzde 48’e düşmüş durumda. Eğer çalışmayı talep eden nüfus aynı oranda kalsaydı, işsiz sayısı son 1 yılda 2 milyon 520 binden, 2 milyon 625 bine, işsizlik oranı yüzde 10,3’ten, 10,52’ye çıkacaktı. (DİSK-AR, 07.03.2007) |
|
|
 40 yıl önce Çemberlitaş Şafak Sineması'nda kuruluşunu toplayan DİSK, yine aynı yerde arşivini açtı.. Genel Başkanı Süleyman Çelebi, DİSK’in 40. yıl etkinlikleri kapsamında düzenlenen “DİSK 40 YILLIK ARŞİVİNİ AÇIYOR!” basın toplantısında bir konuşma yaptı. Çelebi'nin konuşması şöyle... (Haber / Duyuru, 12.02.2007) |
|
|
 23-24 Kasım 2006 tarihleri arasında Ankara’da düzenlediğimiz “Sosyal Adalet İçin Ekonomi Politikaları” konulu 2. Ulusal Sosyal Politika Kongresi “Sosyal Adalet İçin Sosyal Haklar Manifestosu”nun açıklanmasıyla sona erdi. 23 Kasım 2006 Perşembe günü Prof. Dr. Korkut Boratav tarafından verilen “Yeni Liberal Ekonomi Politikalarının Sosyal Etkileri” başlıklı konferansla açılan Kongre üç oturumla sürdü... (DİSK-AR, 25.11.2006) |
|
|
 İşçi sendikalarının uluslararası düzeyde faaliyet gösteren iki örgütü, Uluslararası Hür İşçi Sendikaları Konfederasyonu (ICFTU) ve Dünya Emek Konfederasyonu (WCL) 1-3 Kasım tarihleri arasında Viyana'da yapılan kongre ile birleşti. ITUC (Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu) ismini alan yeni küresel sendikal örgüte daha önce ICFTU ve WCL üye olmayan çok sayıda sendika da katıldı. ITUC 181 milyon işçiyi temsil ediyor. (Uluslar arası İlişkiler, 26.10.2006) |
|
|
DİSK, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen (toplam 4.5 milyon euro) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yürütülen “Türkiye’de Sosyal Diyalogu Değişim ve Yenilik İçin Güçlendirme” projesine katılmıyor. Hazırlıkları uzunca bir süredir devam ve Mart ayında uygulamaya konulan proje, Türkiye’de işçi ve işveren örgütlerinin katılımıyla sosyal diyalogun güçlendirilmesini amaçlıyor... (Haber / Duyuru, 04.04.2006) |
|
|
|
|
| EMEK HAKLARINA YÖNELİK YENİ BİR ATAK! |
DİSK 'in, Cumhurbaşkanlığı tarafından onaylanarak yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderilen 5754 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’na ilişkin değerlendirmesi... Bu yasa, sosyal güvenlik alanında bir dönüşümü gerçekleştirecektir. Yasa, işletmecilik anlayışına dayalı bir sistemi kurumsallaştırırken, zaman içinde sosyal güvenlik sisteminin çökmesine neden olacak bir süreci de başlatmıştır. Bu yasa ile getirilen sistemle, “sosyal güvenlik reformu” olarak adlandırılan saldırının dayandırıldığı hiçbir sorun ortadan kalkmayacak, sağlık ve güvenlik alanında yaşanan sorunlar artarak derinleşecektir... |
| İSTANBUL’DA HALKA DEVLET TERÖRÜ UYGULANMIŞTIR! |
İşçiler, emekçiler yüzyılı aşkın bir süredir dünyanın her yanında 1 Mayıs’ta işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma gününü kutlamaktadır. Ülkemizde ise uzun yıllardır 1 Mayıs iktidarların korkulu rüyası haline gelmiş halka, emekçilere baskı gününe dönüştürülmüştür... Sabahın altısında kendi merkezlerine gelen, herhangi bir eylemde, yürüyüşte bulunmayan emekçilere ve DİSK’e gaz bombası atılması, su sıkılması, camlarının kırılması en büyük PROVOKASYONDUR.... DİSK Genel Merkezi atılan gaz bombalarından, sıkılan sulardan nefes alınamayacak ve tanınamayacak durumdadır. DİSK Genel Merkezi’ne girerek “haneye tecavüz” suçunu işleyen emniyet güçlerinin saldırısında büyük maddi hasar da meydana gelmiştir... Yaşadığımız bütün bu kanun dışı uygulamaların, emekçilere ve halkımıza karşı işlenen bu suçların her platformda takipçisi olacağız; bu olayları uluslararası emek hareketinin, Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun ve Avrupa İnsan hakları Mahkemesi’nin gündemine taşıyacağız...
|
| ŞİDDETİN DOZAJI YOK! DİSK POLİS ABLUKASI ALTINDA! |
Sabah 06.30 saatlerinde, 1 Mayıs için DİSK binası önünde toplanan kalabalığa çevik kuvvet polisleri panzerler ve gaz bombaları eşliğinde saldırdı. Kaç gözaltı olduğunun bilinmediği müdahale sırasında DİSK üyesi işçilerden yaralananlar oldu. DİSK Genel Merkez binasına sığınan 1 Mayısçıları dışarı çıkarmak için DİSK’in kapısını zorlayan polisler burada da pek çok işçiyi gözaltına aldı... |
| Bu ne şiddet özlemi?.. |
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi’nin, İstanbul Valisi Güler’in 1 Mayıs’la ilgili şiddet dolu konuşmasına yönelik yaptığı açıklama... |
| 1 MAYIS EVRENSEL BİR İŞÇİ BAYRAMIDIR! HÜKÜMETTEN BEKLENTİMİZ MALUMUN İLAN EDİLMESİ DEĞİL, RESMİ TATİL YAPILMASIDIR! |
Alınteri ve emeğiyle geçinen işçi sınıfı ve tüm emekçilerin demokratik hak ve taleplerini gündeme getirdikleri, birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs, Afrika’dan Asya’ya, Latin Amerika’dan Avrupa’ya 134 ülkede “İşçi Bayramı” olarak kutlanmakta, emekçiler “resmi izinli” sayılmaktadır. Toplumumuzun da bir mutabakat içerisinde Hükümetten beklentisi, Türkiye’nin olağanüstü dönemlerin bir mirası olarak taşıdığı çağdışı tabulardan arınarak 1 Mayıs’ın RESMİ TATİL’li İŞÇİ BAYRAMI olarak ilan edilmesidir. Bunun dışında gerçekleştirilecek bir “yasal düzenleme”, bizim açımızdan MALUMUN İLANI’ndan öte bir anlam taşımamaktadır ve taşımayacaktır! |
| 1 MAYIS “İŞÇİ BAYRAMI” OLARAK KUTLANMALI VE TATİL İLAN EDİLMELİDİR! |
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, işçi sınıfının “Birlik, mücadele ve dayanışma günü” 1 Mayıs’ın “İŞÇİ BAYRAMI” ilan edilmesini istedi... Alınteri ve emeğiyle geçinen işçi sınıfı ve tüm emekçilerin demokratik hak ve taleplerini gündeme getirdikleri, birlik, dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs, Afrika’dan Asya’ya, Latin Amerika’dan Avrupa’ya 134 ülkede “İşçi Bayramı” olarak kutlanmaktadır... TBMM’deki bütün milletvekillerine sesleniyoruz: Emeksiz, emekçisiz, sendikasız demokrasi olmaz! Emekçilerin birliğini, mücadelesini ve dayanışmalarını ifade ettikleri 1 Mayıs’ı “Emeğin Bayramı” olarak ülkemize hediye etmelisiniz! Verilen yasa teklifinin “sözde” ve tozlu raflarda kalmasına izin vermeyin... |
| TUZLA TERSANELERİNDE ÖLÜMLERİN SONU NE ZAMAN GELECEK? |
Bu ihmal, vurdumduymazlık ve sorumsuzluktan dolayı son olarak da Sedef Tersanesi'ne bağlı İzoçim isimli taşeron firmada boyacılık yapan 31 yaşındaki üç çocuk sahibi Ali İhsan Çam hayatını kaybetti... Ülkemizde çalışanların sağlık ve güvenliğinden sorumlu Bakan yine tam bir sorumsuzluk içinde “Yatıyoruz Tuzla, kalkıyoruz Tuzla” diyecek mi?.. Böylesi bir vurdumduymazlık, böylesi bir işçi düşmanlığı, böylesi bir sermaye aşkıyla kolaylıkla insan harcama anlayışına ne denmeli bilemiyoruz artık... Gözünü kulağını işçisine, çalışanına, emekçisine ve halkına tamamen kapayan, vicdanını vestiyere bırakıp görev yapan başka bir hükümet, başka bir bakan, başka bir yönetim anlayışı bulunabilir mi?.. |
| DİSK bu oyuna gelmeyecektir! |
DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün’ün, SSGSS Yasa Tasarısı’ndaki gelişmeler üzerine yaptığı basın açıklaması... |
| Toplumu mağdur eden AKP’nin kendisi yine “mağdur” rolüyle kurtarılmamalıdır! |
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, AKP’nin kapatılma istemine ilişkin bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada Türkiye demokrasisinin kapatmakta yine hiçbir çekince görmediği 28. partinin kapatılma sürecinin de başladığını söyleyen Çelebi “Antidemokratik seçim yasası yoluyla yüzde 47 oyla Meclis’te çoğunluk diktatörlüğüne kavuşan, toplumsal talepleri görmezden gelen, onları aşağılayan ve bildiğini okumaktan vazgeçmeyen sığ bir demokrasi anlayışıyla ülkeyi yönetmeyi hedefleyen, başka bir partinin kapatılma sürecini ayakta alkışlayan AKP “kendine demokrat” tavrıyla bu sürecin kurbanı olduğu kadar da ana sorumlusudur.” dedi... |
| ÇELEBİ'DEN BAŞBAKAN'A: 5510 Sayılı Yasa halk için büyük bir kayıp, sermaye için ise kazançtır! |
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi’, Meclis gündemine gelen 5510 Sayılı SSGSS Yasa Tasarısı’na ve Sayın Başbakan’ın AKP Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmaya ilişkin bir açıklama yaptı... Çelebi açıklamasında "5510 Sayılı Yasa ve şimdi de bu değişiklik tasarısı ile yapılmak istenen şey, görüldüğü gibi, sosyal güvenlik sistemini iyileştirecek bir reform değil, sosyal devletin var olanını da ortadan kaldıracak bir yeniden yapılanmadır... Aslında Başbakan’ın bu yasayı kayıp değil de bir kazanç olarak görmesi, temsil ettiği, politikalar ürettiği kesimler için geçerlidir. Başbakan bu açıdan doğru söylemektedir: bu yasa sermaye için büyük bir kazançtır!" dedi... |
| UCUZ EMEK CENNETİ: İŞÇİLERİN CEHENNEMİ! |
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi’nin, tersanelerde üç işçinin daha yaşamını yitirmesi ve Tekel işçilerine yönelik antidemokratik baskılar üzerine yaptığı açıklama: Ülkemizi ortaçağ karanlığına sürükleyen, çalışma koşullarını ortaçağ zihniyetine ve koşullarına endeksleyen, onlarca emekçinin iş cinayetlerinde kaybedilmesine ses çıkarmayan ve hiçbir önlem almayan yetkilileri ŞİDDETLE PROTESTO EDİYOR; ülkemizin değerlerinin “özelleştirme” adı altında yok pahasına satılmasına karşı onurluca mücadele eden Tekel İşçilerinin mücadelesini destekliyor, yanlarında olduğumuzu bildiriyoruz!.. |
| DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi’nin, türban tartışmaları üzerine yaptığı açıklama: |
TÜRBAN TARTIŞMALARI, BİR HAK VE ÖZGÜRLÜK KONUSU DEĞİL; HALKIN TEMEL HAKLARINI ORTADAN KALDIRAN DÜZENLEMELERİ GİZLEMEK İÇİN KULLANILAN BİR ÖRTÜDÜR! Sağlık ve sosyal güvenlik alanlarında ülkemizde oynanan oyunların icracılarının gerçekte sendikalar mı yoksa SSGSS Yasa Tasarısı konusunda köşeye sıkışan AKP Hükümeti mi olduğunu, Sayın Başbakan’la veya sorumlu bir bakanla kamuoyu önünde konuşmaya ve tartışmaya davet ediyoruz... |
| DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi: Asgari ücrette trajikomik artış! |
4 kişilik bir aile için 2007 yılında açlık sınırı 660 YTL civarında iken asgari ücretin 435 YTL’ye çıkartılmış olması sadece yoksulluğun değil; tek çalışanın olduğu aileler için aynı zamanda açlığın habercisidir. Bu acı olduğu kadar trajikomik bir artıştır da; zira asgari ücret günlük net artışı 15,85 YTL iken, 4 kişilik bir ailenin bireyleri üç öğün ikişer simit yeseler, günlük 18 YTL, aylık ise 540 YTL eder. Bu rakamlar, bariz bir şekilde, çalışanlarla alay etmekten öte bir anlam taşımamaktadır... |
| Sağlığımızdan ve geleceğimizden vazgeçmeyeceğiz! |
Önceki yasama döneminde yasalaşan; Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesi ile Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen maddeleriyle ilgili yeni düzenleme yapılmayarak, hükümet tarafından iki kez yürürlüğü ertelenen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’nda, 1 Ocak 2008 tarihinden önce değişiklik yapılması gerekmektedir... |
| Siyasi kararlarla Emekli-Sen’i kapatanlar, demokratik hak ve özgürlüklerden bahsedemez! |
İçişleri Bakanlığı’nın açtığı “Emekli-Sen’in kapatılmasına” ilişkin davanın bugünkü duruşmasında Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi, “Emekli-Sen’in bütün faaliyetlerinin durdurularak kapatılması” kararını vermiştir. AKP Hükümetinin demokrasi ve özgürlükler konusunda da çiftestandardını gösteren bu karar, hiçbir şüpheye yer vermeyecek kadar siyasi boyutlu bir karardır... |
|
 |
|
ETKİNLİK TAKVİMİ |
|
Mayıs 2008 |
|
Pt |
Sa |
Ça |
Pe |
Cu |
Ct |
Pz |
| | | |
1
|
2
|
3
|
4
|
|
5
|
6
|
7
|
8
|
9
|
10
|
11
|
|
12
|
13
|
14
|
15
|
16
|
17
|
18
|
|
19
|
20
|
21
|
22
|
23
|
24
|
25
|
|
26
|
27
|
28
|
29
|
30
|
31
|
|
|
| |
|
|