|
|
|
 DİSK Yönetim Kurulu adına DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi’nin, TEKEL işçileriyle dayanışmak için yapılan 4 Şubat iş bırakma eylemlerine ilişkin değerlendirmesi: 1) TEKEL işçilerinin haftalardır sürdürdüğü eyleme, berberlerden dağcılara, öğrencilerden esnafa, gazetecilerden sanatçılara, serbest çalışanlardan öğretim üyelerine kadar toplumun geniş kesimlerinden aktif destek sağlanmıştır. 2) TEKEL direnişi, işçileri, kamu emekçilerini, meslek ve kitle örgütlerini, sivil toplum kuruluşlarını birbirine “tek yumruk, tek yürek” olarak yanyana getiren özelliğiyle sendikal mücadelede önemli bir işlev edinmiştir. Emekçileri önümüzdeki günlerde bekleyen yeni saldırılar karşısında örnek olan oldukça önemli bir deneyimdir... (Haber / Duyuru, 05.02.2010) |
|
|
 Bugün (4 Şubat 2010 Perşembe) “TEKEL işçileriyle dayanışma için üretimden gelen gücün kullanılması” kararı DİSK’in örgütlü olduğu işyerlerinde etkin bir şekilde hayata geçerken, kamu işyerlerinde de (özellikle belediye hizmetleri iş kolunda) iş bırakmaya tam katılım sağlandı. Bölge Temsilciliklerimizden saat 10:00 itibariyle gelen bilgilere göre; genel hizmet, metal, tekstil, lastik, maden, taşımacılık, sağlık, büro ve diğer işkollarında üye işçilerimizin tam katılımı sağlanmıştır. İzmir ve çevre ilçe belediyelerinde örgütlü DİSK/Genel-İş üyesi işçilerin üretimden gelen güçlerini tam katılımla kullanarak işbaşı yapmamaları İzmir ve çevre ilçelerde hayatı önemli ölçüde etkiledi... (Haber / Duyuru, 04.02.2010) |
|
|
 SENDİKAL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER İÇİN OTURMA EYLEMİ’nin 6.’sı,
3 Şubat 2010 Çarşamba günü saat 12:00’da İstanbul Gezi Parkı’nda ve DİSK bölge temsilciliklerinde yapıldı. DİSK, KESK, Marmaray İşçileri, emek ve meslek örgütlerinin katıldığı oturma eyleminde Genel Başkanımız Süleyman Çelebi aşağıdaki açıklamayı yaptı: VİCDANI OLAN HERKESİ TEKEL İŞÇİLERİYLE DAYANIŞMAYA ÇAĞIRIYORUZ! Sendikal hak ve özgürlükler için Çarşamba günleri yaptığımız oturma eyleminin 6. haftasındayız. Bu 6 hafta boyunca emeğe yönelik saldırıların azalması bir yana, gittikçe artış göstermiştir… (Haber / Duyuru, 03.02.2010) |
|
|
 DİSK Yönetim kurulu çağrısıyla, 3 ŞUBAT 2010 Çarşamba günü DÖKK (DİSK Örgütlenme Koordinasyon Kurulu) ve İstanbul’da bulunan DİSK üyesi sendikalar şube başkanları toplantısı DİSK Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantı sonucunda İstanbul’da yapılacak olan 4 Şubat 2010 Perşembe günü “TEKEL işçileriyle dayanışma için üretimden gelen gücün kullanılması” konusunda alınan kararlar aşağıya çıkarılmıştır. 1) 6 sendikal konfederasyonun almış olduğu üretimden gelen gücün kullanılması kararı ülke çapında kitlesel biçimde hayata geçirilecektir. Diğer konfederasyonlarla eşgüdüm sağlanmasına özen gösterilecektir... (Basın Açıklamaları, 03.02.2010) |
|
|
 DİSK direnişteki TEKEL işçileriyle dayanışmak için, 30 Ocak 2010 Cumartesi günü saat 13:00’da Türk-İş Genel Merkezi önünde bulunan 3 bin işçiyle öğle yemeğinde bir araya gelerek DAYANIŞMA SOFRASI kurdu. DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, TEKEL işçileriyle dayanışmak için kurulan DAYANIŞMA SOFRASI’nda yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Sevgili Sınıf Kardeşlerim, sizleri Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu DİSK adına, sınıf kardeşleriniz adına yürekten selamlıyorum. Haftalardır kar kış demeden, baskılara karşı koyarak, ailelerinizden uzak fakat sınıf kardeşlerinizle yüreklerinizi bireştirerek, mücadele azmi ve yoldaşlık sıcaklığıyla direnişinizi sürdüyorsunuz… (Haber / Duyuru, 30.01.2010) |
|
|
 Bugün, uygulanması için 12 Eylül gibi bir askeri dikta rejimine ihtiyaç duyulan ve Türkiye ekonomisi açısından bir dönüm noktası olarak değerlendirilen, IMF'nin ve yerli tekellerin dayatmaları doğrultusunda alınan 24 Ocak kararlarının 30. yıldönümü. Türkiye ekonomisinin kaderini, çokuluslu şirketlerin biçimlendirdiği, uluslararası ekonomik sisteme tam olarak entegre etmeyi amaçlayan, sadece ekonomik sistemi değil, bir bütün olarak toplumsal yaşamı dönüştürmeyi ve paranın koşulsuz egemenliğini hedefleyen bu düzenlemelerin hayata geçirilmesinden 30 yıl sonra ne yazık ki önemli bir mesafe kat edildiğini görmekteyiz... (Basın Açıklamaları, 23.01.2010) |
|
|
 Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yıllardır taşeron şirketler aracılığıyla çalıştırılan 1200 sağlık çalışanı 13 Ocak 2010 tarihi itibariyle Çalışma Bakanlığı kararıyla asıl işveren olan hastanenin işçisi olarak tescil edildi! Taşeronlaştırma ve özelleştirmeye karşı oldukça önemli olan bu kazanımı kamuoyuyla paylaşmak üzere DİSK Genel Merkezi’nde DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, DİSK Yönetim Kurulu üyeleri ve DİSK/Dev Sağlık-İş Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun katıldığı bir basın açıklaması yapıldı. Çelebi basın toplantısında “Sağlık alanında yıllardır emeği ve kimliği yok sayılan, haksız ve hukuksuz bir biçimde güvencesiz çalıştırılan, sendikasız ve sahipsiz bırakılmak istenen taşeron sağlık emekçileri, tüm baskılara, tehditlere ve işten çıkarmalara rağmen örgütlendi, sendikalı oldu… (Haber / Duyuru, 22.01.2010) |
|
|
 “SENDİKAL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİMİZİ İSTİYORUZ” oturma eylemi dördüncü haftaya girdi. 20 Ocak’ta yapılan oturma eyleminde DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün şunları söyledi: “DİSK, kuruluşundan bu yana, çalışma ilişkilerinin demokratikleşmesi ve demokrasinin toplumsal anlamda güçlendirilmesi amacıyla mücadele etmektedir. Günümüzde bu mücadelenin en somut alanlarından biri, antidemokratik çalışma yasalarıdır. 12 Eylül döneminin uzantısı olan ve 25 yıldan beri emeği tutsak alan 2821 ve 2822 sayılı yasalar ülkemiz için utanç kaynağı olmuş ve katlanılamaz bir nitelik kazanmıştır. Bu yasalarda yapılmak istenen değişikliklerle ilgili olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde uzun yıllardır çalışmalar yapılmakta, bilim kurullarına taslaklar hazırlatılmakta, Meclis’e sevk edilen yasa teklifleri TBMM gündemine bile girememektedir.” (Haber / Duyuru, 20.01.2010) |
|
|
 DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Abdi İpekçi’nin katilinin “kahramanlaştırılmasına” ilişkin, ulusal ve uluslararası basın-yayın organları genel yayın yönetmenlerine, ETUC ve ITUC’a ve basın yayın örgütlerine açık mektup gönderdi. Çelebi mektubunda şunları söyledi: “12 Eylül 1980 askeri darbesi Türkiye’nin en büyük kara lekesidir. Bugün yaşanan hukuksuzlukların, eşitsizliklerin ve toplum sorunları ile ilgilenmekten uzaklaştırılmış kitlelerin oluşmasında bu baskıcı, otoriter, militarist 12 Eylül yönetiminin etkisi vardır. Biliyoruz ki, 12 Eylül’e giden yollar birçok provokasyon ve karanlık eylemlerin örgütlenmesi ile planlanmıştır. Bu siyasal cinayetlerin en önemlilerinden biri de Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Basın Enstitüsü Başkanlığı, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti ve Uluslararası Basın Enstitüsü’nün ikinci başkanlığı, Basın Şeref Divanı genel sekreterliği gibigörevlerde bulunan, yazılarında barışı, düşünce özgürlüğünü, ülkenin bağımsızlığını savunan gazeteci Abdi İpekçi’nin 1 Şubat 1979 tarihinde Mehmet Ali Ağca tarafından katledilmesidir..." (Haber / Duyuru, 16.01.2010) |
|
|
 DİSK-KESK-TMMOB ve TTB genel başkanlarının yaptıkları toplantının ardından emek hareketine yönelik saldırılar ve gelişmeler değerlendirilerek, “SENDİKAL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER İÇİN DEMOKRASİNİN TAKİPÇİSİYİZ!” başlığıyla üç haftadır sürdürülen oturma eyleminin “TEKEL İŞÇİLERİ İLE DAYANIŞMA” başlığıyla ortaklaştırılması kararı alındı. 13 Ocak Çarşamba günü Taksim Gezi Parkı’nda yapılan eyleme DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, TMMOB Genel Başkanı Mehmet Soğancı, KESK İstanbul Şubeler Platformu, TTB temsilcileri, bir yıldır işe dönme mücadelesi veren Birleşik Metal-İş üyesi SİNTER işçileri, Emekli-Sen, Genç-Sen’liler katıldı. Ayrıca Türkiye’de örgütlü olduğumuz bütün bölgelerde, Edirne’de, Antalya’da, Ankara’da, Gaziantep’te, Diyarbakır’da, Adana’da, İzmir’de, Kocaeli’nde, Eskişehir’de, Samsun’da, Konya’da DİSK, KESK, TMMOB ve TTB adına oturma eylemleri yapıldı. Taksim Gezi Parkı’nda ortak açıklama’yı DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Ankara’da ise KESK Genel Başkanı Sami Evren okudu. (Haber / Duyuru, 13.01.2010) |
|
|
 2009 yılında Türkiye’de ekonomik, sosyal ve politik bakımdan sorunlar birikmiş, farklı ve değişik süreçlerin etkisi altında bir “kaos” dönemi hâkim hale gelmiştir. Cumhuriyet tarihinin ve elbette kapitalizmin en derin ekonomik krizlerinden biri yaşanmış, yıllardır biriken sorunlara krizin çok ağır ekonomik ve sosyal sonuçları eklenmiş, bütün bu sorunlar çözüm yoluna girmeden 2010 yılına aktarılmıştır. Demokrasi ve özgürlüklere en fazla ihtiyacı olan toplumsal kesimler baskı altında tutulup, hukuksuz uygulamalar yaygınlaşmışken, 12 Eylül Anayasası’nın virgülüne dokunmayanlar, “demokratikleşme” adı altında Türkiye’yi kendi politik ihtiyaçları doğrultusunda değiştirme ve dönüştürmeye koyulmuşlardır… (Basın Açıklamaları, 11.01.2010) |
|
|
 İşverenlerin eski ihbarı üzerine, “Ekonomik çıkar amaçlı suç örgütü kurdukları ve iş hürriyetini engelledikleri” gerekçesiyle İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimi tarafından tutuklanmalarına karar verilen DİSK Örgütlenme Dairesi Başkanı ve Nakliyat İş Sendikası Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu, Nakliyat-İş Genel Merkez Sekreteri Aziz Cengiz, Nakliyat-İş Örgütlenme Daire Başkanı Abuzer Aslan, Nakliyat-İş Eğitim Daire Başkanı Abdullah Menek, İstanbul Şube Başkanı Nurettin Gümüş, Şube Sekreteri Hacı Altaş, Gebze Şube Başkanı Erdal Kopal ve sendika üyelerinden Erkan Erçel, Cihangir Ceylan, Doğan Ulutaş hakkındaki dosyanın görevsizlik kararı ile Bakırköy Adliyesi’ne gönderilmesi üzerine, yaptığımız tahliye talebi başvurusunu değerlendiren Bakırköy 2. Sulh Ceza Mahkemesi, DİSK Örgütlenme Dairesi Başkanı ve Nakliyat İş Sendikası Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu ve tutuklu Nakliyat-İş yöneticilerinin serbest bırakılmasına karar verdi. (Haber / Duyuru, 06.01.2010) |
|
|
 2010 asgari ücreti toplumun beklenti ve ihtiyaçlarını dikkate alınmayarak, belirlenmiştir. 2010 yılı için artış oranı brüt asgari ücret için yüzde 5,2 net asgari ücret için yüzde 5,7’dir. Günlük artış miktarı 1 TL’dir. Aylık artış miktarı ise 31 TL’dir. Böylece asgari ücrete, günlük 1,3 simitlik zam yapılmıştır. Fakat 2009 yılında temel gıda ürünlerinin fiyatlarının ve konut harcamalarının ortalama yüzde 11 oranında artması nedeniyle asgari ücretli 2 simitlik bir kayba uğramıştı. Yeni zam asgari ücretlinin elinden alınan 2 simitten birini yerine koymuştur. Günlük 1 TL’lik sembolik asgari ücret artışı, çalışanların yoksulluğa terk edilmesidir… (Basın Açıklamaları, 31.12.2009) |
|
|
 29 Aralık 2009 tarihinde toplanan DİSK Yönetim Kurulu son günlerde artan sendikal hak ve özgürlükler ihlallerini, sendikacıların tutuklanmasını, işçi ve emekçilere yoğunlaşan saldırıları değerlendirerek 30 Aralık 2009 Çarşamba gününden başlamak üzere DİSK’in kuruluş tarihi olan 13 Şubat 2010’a kadar her Çarşamba saat: 12:00-13:00 arasında Taksim Gezi Parkı’nda oturma eylemi yapmayı kararlaştırdı. DİSK Genel Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri, DİSK Başkanlar Kurulu ve Sendikaların Yönetim Kurulu Üyeleri ve İşyeri Temsilcileri’nin katıldığı ilk eylem 30 Aralık 2009 Çarşamba günü Saat: 12:00’de Taksim Gezi Parkı’nda Genel Başkanımız Süleyman Çelebi’nin basın toplantısıyla başlatıldı. KESK Genel Başkanı Sami Evren, TTB Genel Başkanı Gençay Gürsoy’un yanısıra çeşitli kitle örgütü temsilcileri de eyleme destek verdiler… (Haber / Duyuru, 30.12.2009) |
|
|
 DİSK TEKEL işçileriyle dayanışmak için örgütlü olduğu bütün işyerlerinde Cuma günü işe bir saat geç başladı. İstanbul’da gerçekleştirilen iş bırakma eylemine ilişkin basın açıklaması DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi'nin, DİSK Yönetim Kurulu Üyelerinin, üye sendika yöneticilerinin katılımıyla 08.00-09.00 saatleri arasında Genel-İş Sendikamızın örgütlü olduğu Şişli Temizlik Garajı'nda yapıldı... (Haber / Duyuru, 25.12.2009) |
|
|
 2010 bütçesi Türkiye’nin gerçek gündemini oluşturan İşsizlik, yoksulluk, hayat pahalılığı ve geçim sorunu dikkate alınmadan Meclis’e sunulmuştur. 2010 Bütçesi Türkiye için 2012 yılına kadar yoksulluğun devam edeceğini ortaya koymaktadır. Bütçe tasarısına göre Türkiye ekonomisindeki küçülme 2012 yılına kadar devam edecektir. 2008 yılındaki gelir düzeyine 2012 yılından sonra ulaşması öngörülmüştür. Nüfusun yılda 1,5 milyon ve iş arama çağına her yıl 850 bin kişinin girdiği bir ülkede ekonominin küçülmesi yoksulluğun, işsizliğin artışı ve ülkenin çaresizliğe teslim edilmesi demektir. Bütçe tasarısı AKP hükümetinin, krizin yükünü toplumun geniş kesimlerine yıkmaya devam edeceğinin açık bir belgesidir. 2010 yılında bütçe harcamaları sabit fiyatlarla yüzde 2,4 oranında artması planlanmıştır. Ama bu artış çok yetersizdir. Bu artışa rağmen 2010 yılında yapılması düşünülen bütçe harcamalarının reel olarak 2001 yılı düzeyinden daha düşüktür… (DİSK-AR, 16.12.2009) |
|
|
 Önlem almayan, denetleme yapmayan, ihmal konusunda işletmeden de sorumlu olanlar, dört farklı ilden profesyonel kurtarma ekipleri getirmekle övünenler, acaba ne zaman işçi hayatına önem vermekle övüneceklerdir? İnsanı değil kâr hırsını merkezine alan, en zor ve en kötü koşullarda insanları çalışmaya zorlayan, işçilerin, çalışanların söz sahibi olmadığı üretim süreçleri potansiyel birer “insan mezarlığı” olarak kalacaktır. Önlem alınmayan, insana yatırım yapılmayan işyerlerinin faaliyetlerine izin verildiği, işçi sağlığı ve güvenliği konusunda uzmanların, sendikaların ve meslek örgütlerinin bypass edilip dışlandıkları müddetçe, yaşadığımız bu “kazaların” adı “cinayet” olacaktır ve sorumluluk da sadece işletmelerin değil bunlara göz yuman hükümetlerin olacaktır. (Haber / Duyuru, 11.12.2009) |
|
|
 Başkanlar Kurulumuz Türkiye’nin ekonomik kriz, işsizlik, demokratik özgürlükler ve Kürt sorununun çözümüne yönelik sorunların yol açtığı, koşullar altında toplanmıştır. Hükümet bu sorunları sadece sermayenin talepleri doğrultusunda aşmak istemekte, başta işçi konfederasyonları olmak üzere diğer sosyal tarafların bu konudaki görüş ve önerilerini dikkate bile almamaktadır. Bu nedenle Hükümetin izlediği politikalar geleceğe umutla bakmamızı engellemektedir…. Türkiye, işsizlik, yoksulluk, eşitlik ve özgürlük gibi gerçek ihtiyacı ve gerçek gündeminden uzaklaştıkça, AKP baskıcı ve otoriter yeni bir iktidar biçimini uygulamaya çalışmaktadır… (Basın Açıklamaları, 20.11.2009) |
|
|
 2009 Ağustos ayı verilerine göre Türkiye genelinde resmi işsizlik 13.4 gerçek işsizlik %19.6 olmuştur. Bu süre içinde, işsiz sayısına 950 bin kişi eklenmiş resmi işsiz sayısı 3 milyon 324 bine, gerçek işsiz sayısı ise 5 milyon 528 bine yükselmiştir. Sanayi üretiminin gerilemesi ve tarım üretimindeki duraklama yıl sonuna kadar işsizliğin artacağına muhtemelen 1 milyon 100 bini aşacağına işaret etmektedir. Krizin derinleştiği Kasım 2009’dan bugüne toplam gerçek işsiz sayısı 5 milyonun altına ve aynı dönemde yeni işsiz sayısı 860 binin altına inmemiştir. Nisan 2009’da 1 milyon 390 bine yükselen yeni işsiz sayısı, Ağustos 2009’da 950 olmuştur. Mevsimlik etkilerden arındırılmış hesaplarımıza göre kriz dönemini oluşturan, Eylül 2008- Ağustos 2009 döneminde işsiz kalan sayısı 1 milyon 40 bin kişidir. Türkiye’de ortalama hane sayısının 4 kişi olduğu dikkate alınırsa, işsizliğin Türkiye nüfusunun 4 milyon 160 bin kişisini çok olumsuz biçimde etkilemiş demektir... (Basın Açıklamaları, 17.11.2009) |
|
|
 AKP hükümeti krize karşı kapsamlı bir programı uygulamaya koymakta ayak diremektedir. Çalışanlar ve sanayi işletmeleri, piyasanın insafına terk edilmiştir. Hükümetin kriz tanımı sanayi sektörlerini ve çalışanları içermemektedir. Hükümetin kriz algısı, mali sistem, bankalar, borsa ve diğer para hareketleriyle sınırlıdır. Fakat reel sektördeki bu gerilemenin devam etmesi başta mali ve banka sektörü olmak üzere bütün sektörlerin sağlam biçimde ayakta kalmasına imkân vermeyecektir. Sanayi sektöründeki gerileme işçi çıkarma, ücretleri düşürme ve esnek istihdam modellerinin hayata geçirilmesi için bahane olarak kullanılmaktadır. Toplumun büyük çoğunluğunu kontrolsüz piyasa koşullarını, benimsemeye zorlamaktadırlar. İstihdamı koruyan ve geliştiren, yatırımları artıran, sosyal ve ekonomik tedbirler biran önce hayata geçirilmelidir... (Basın Açıklamaları, 09.11.2009) |
|
|
 Geçen yılın nisan ayına göre resmi işsiz sayısı 1 milyon 348 bin kişi, gerçek işsiz sayısı ise 1 milyon 459 bin kişi artmıştır. İşsizlik artmaya devam etmektedir. Sadece artış hızı nispeten yavaşlamıştır. Bu yavaşlama sonucu Mart 2009’a göre, işsiz sayısında 158 bin kişi azalmış ve işsizlik oranı da yaklaşık 1 puan gerilemiştir. Fakat, “iyimserlik” inşa etmek için işsizlik verilerinin bir ay önceki rakamlarla kıyaslanması yeterli değildir. Ayrıca nisan rakamları işsizliğin azalmaya başladığını değil, “işsizlikteki artışın nispeten yavaşlamış” olduğunu ortaya koymaktadır... (DİSK-AR, 15.07.2009) |
|
|
 DİSK’in “Özel İstihdam Büroları’nın Mesleki Faaliyet Olarak Geçici İş İlişkisi Kurabilmesi” Hakkında Kanun değişikliğine ilişkin görüşlerini DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’e sundu... (Basın Açıklamaları, 07.07.2009) |
|
|
 Gayri Safi Milli Hâsıla rakamları, krizin 2009 yılında derinleşmeye devam ettiğini, ortaya koymuştur. Verilere göre Türkiye ekonomisi 2009 ilk üç ayında %13,8 oranında küçülmüştür. Küçülme imalat sanayisinde %18,5 inşaat sektöründe %19, hizmetler sektöründe %20,5 olmuştur. GSMH’daki bu gerileme, Avrupa Birliği ülkeleri ekonomilerinin aynı dönemdeki küçülmesinden çok yüksektir. Uzakdoğu ülkelerinin birçoğunda ise ekonomiler büyümeye devam etmektedir... (DİSK-AR, 30.06.2009) |
|
|
 Türkiye’nin ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan “Özgürlükçü – Eşitlikçi, Demokratik ve Sosyal Bir Anayasa İçin Temel İlkeler Raporu”nu, 1982 Anayasası’nın değiştirilmesi çalışmalarında bir tartışma zemini yaratması ve gelecek kuşakları kucaklayacak “Özgürlükçü – Eşitlikçi, Demokratik ve Sosyal Bir Anayasa”nın oluşmasına katkı yapması dileğiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Türkiye kamuoyunun dikkatine sunuyoruz... (Bilgi - Belge, 12.06.2009) |
|
|
 Sanayi üretimine ilişkin “Nisan Üretim Endeksi” sonuçları, krize ilişkin iyimser yorumlara ve beklentilere malzeme ediliyor. Halbuki Nisan ayı sonuçları üretimdeki gerilemenin devam ettiğini ortaya koymaktadır. Yorumlara neden olan yegane gelişme, Nisan ayında üretimdeki gerilemenin Şubat ve Mart aylarındaki gerilemeden nispeten daha düşük olmasından başka bir şey değildir... (DİSK-AR, 09.06.2009) |
|
|
 Resmi İstatistik Kurumu TÜİK’in Aralık 2008’e ilişkin işsizlik verileri, ekonomik krizin çok ağır bir sosyal soruna dönüşmüş olduğunu, hiçbir tartışmaya yer vermeyecek biçimde göstermiştir. Resmi verilere göre, Aralık ayında Türkiye’de işsizlik oranı %13,6’dır. Resmi işsizlik oranı aralık 2007’de %10,6 idi. Fakat gerçek işsizlik oranı, (İşsiz olduğu halde iş aramadığı veya iş bulma ümidini yitirdiği için TÜİK tarafından işsiz sayılmayanlar ve mevsimlik çalışanlar) Aralık 2008’de %22,5’e çıkmıştır. Yani yaklaşık olarak Türkiye işgücü piyasasının dörtte biri işsizdir. Diğer yandan resmi işsizlik verilerine göre tarım dışındaki işsizlik oranı %17,3 olmuştur. Türkiye’de hane halkı ortalama nüfusunun 4,5 ve bir hanede iki veya daha fazla çalışanlar çıkartıldığında çalışan bir kişinin kendisi hariç üç kişinin geçimini sağlamakta olduğu dikkate alınırsa, işsizliğin mutlak bir yoksulluk eşiği olduğu anlaşılır... (DİSK-AR, 17.03.2009) |
|
|
 TÜİK Tüketici Endeksi’nin Şubat ayında binde 34 oranında azaldığını ilan etti. Bu açıklama kamuoyunda fiyatların düşme eğilimine girdiği biçiminde bir yanılsamaya neden oldu. Bu düşüş, tüketici genel fiyatlarının azalmakta olduğu yönünde yeterli bir işaret değil. Tek başına ele alınırsa eksik değerlendirmelere neden olur. Bu eksik değerlendirmeden yola çıkıldığı takdirde, ekonomi ve sosyal alana dair son derece yanlış değerlendirmeler yapılacaktır. Hatta hatalı ekonomik ve sosyal kararlar alınacaktır... (DİSK-AR, 05.03.2009) |
|
|
 DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün: DİSK, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun toplandığı günden itibaren çalışanların aileleri ile birlikte insan onuruna yakışır bir yaşam sürdürmelerine yetecek bir asgari ücret belirlenmesi için önerilerini dile getirmiştir. DİSK, önerilerinin hiçbirini dikkate almayan komisyonun, devlet ve işveren temsilcileri ile elele verip aldığı hukuka aykırı bu tespit kararının iptali için Danıştay’da iptal davası açmış ve yürütmenin durdurulmasını talep etmiştir... (Haber / Duyuru, 03.03.2009) |
|
|
 Türkiye imalat sanayi kapasite kullanım oranlarının, Aralık ayında düşmüş olması, hiç kuşkusuz krizin reel sektördeki reel sektördeki boyutlarına ilişkin ciddi bir uyarı anlamına geliyor... Konfederasyonumuz, kriz sürecinde yalnızca dolaysız olarak temsil ettiği ücretli çalışanların değil, toplumun büyük çoğunluğuna karşı da sorumlu olduğunun bilinciyle kriz döneminde bilimsel yöntemlere dayalı araştırmalarını sürdürecektir... (DİSK-AR, 16.01.2009) |
|
|
 DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi’nin, Başbakan’ın krizle ilgili olarak “Türkiye’deki olay psikolojiktir” demesine karşı açılması:... Elimizde krizin tam ortasında olduğunu gösteren birçok rakam zaten var ama garip bir tesadüftür ki; Başbakan’ın bu beyanatı yaptığı gün, TÜİK “İmalat Sanayinde Çalışanlar Endeksi III. Dönem Sonuçları”nı açıkladı. Buna göre, 2008’in üçüncü çeyreğinde imalat sanayinde çalışanların sayısı bir önceki yıla göre yüzde 2.4 azalmıştır...
(Basın Açıklamaları, 26.12.2008) |
|
|
 DİSK Yönetim Kurulu'nun ekonomik kriz ile ilgili basın açıklaması: ...2002’de iktidara gelen AKP’nin, ‘ekonominin ve piyasanın gereği’ iddiası ile ‘reform’ dediği düzenlemelerle, reel ücretler düşmüş, çalışma saatleri uzamış, kısaca ‘sömürü’ yoğunlaşmıştır. Bu ülkede, resmi rakamlara göre 2 milyon, gerçekte ise 4 milyon işsiz vardır. İşte asıl ‘kriz’ budur. Ve bundan sonra yaşanacaklar işçi sınıfının ve emekçilerin yıllardır yaşadığı krizin daha da derinleşmesine neden olacaktır... IMF ile yapılacak yeni bir anlaşma işçi sınıfının, emeği ile geçinenlerin çıkarına olmayacaktır. Hükümet çalışanları krize karşı koruyacak her türlü düzenlemeyi, çok geç olmadan derhal yapmalı, gerekli tedbirleri almalıdır...
(Basın Açıklamaları, 06.11.2008) |
|
|
 Yaşanmakta olan krizle ilgili olarak Başbakanlık’tan gelen davet ile işçi konfederasyonları, işveren konfederasyonu, tüketici dernek temsilcilerinin katıldığı ve gündeminde “Ekonomik Kriz ve alınması gereken önlemlere ilişkin öneriler” bulunan bir toplantı düzenlendi. (Bilgi - Belge, 03.11.2008) |
|
|
 Emek Platformu, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı ile ilgili taleplerini, Yasa Tasarısı’nın Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmesi tamamlandığında, gerçekleştireceği uyarı eylemlerini de belirterek, 10 Mart 2008 günü kamuoyuna açıkladı... Emek Platformu’nun işçi konfederasyonlarından oluşan tarafları, 14 Mart 2008 günü ülke genelinde gerçekleşen eylemlerin ardından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından 17 Mart 2008 günü görüşmeye davet edildi... Yapılan görüşmede, talepler üzerinde değerlendirmeler yapıldı ve bazı konularda teknik çalışma yapılması gereği ortaya çıktı. Bu çalışmalar sonunda ortaya çıkacak seçeneklerin Emek Platformu’nun diğer bileşenleri ile görüşülmesinin ve daha sonra Bakanlıkla bir araya gelmenin uygun olacağı kararlaştırıldı... Bu doğrultuda, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yaptığı ve yazılı olarak ilettiği çalışma sonuçları Emek Platformu’nda değerlendirilerek, Bakanlıkla yapılacak toplantıda görüşülecek temel konular kararlaştırıldı... Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile 24 Mart 2008 günü yapılan toplantıda, Emek Platformu’nun talepleri yeniden değerlendirildi... Kabul edilen ve kabul edilmeyen konularla, kabul edilmeyen konulara ilişkin değerlendirmelerimiz aşağıdaki belirtilmiştir: (Haber / Duyuru, 27.03.2008) |
|
|
 DİSK’in 1-2 Şubat 2008 tarihlerinde yaptığı Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısı sonrası hazırlanan, örgüt içinde tartışılan ve sendikalar arası oluşturulan Kararlar Komisyonu'nun çalışmasını yürüttüğü “13. Genel Kurul Yönlendirici Temel Belgesi” Genel Kurul’da son şeklini alarak oybirliğiyle örgütsel karar haline getirildi… 41 yıllık mücadele tarihinde, ülkemizde yaşayan tüm emekçilerin, yoksulların, ezilenlerin ekonomik, demokratik, sosyal ve siyasal hakları için mücadele eden; bu uğurda bedeller ödeyen ama mücadele azminden bir an bile kopmadan, kurucularının onurlu mirasını 2000’li yıllara taşıyan DİSK, tarihin kendisine yüklediği misyonla, Yönlendirici Belge’de emekçilere ve halka yeniden bir “TOPLUMSAL AYAĞA KALKIŞ ÇAĞRISI” yapıyor… (Genel Kurul Kararları, 18.02.2008) |
|
|
|
|
| TEKEL İŞÇİLERİYLE DAYANIŞMAK İÇİN 4 ŞUBAT'TA ÜRETİMDEN GELEN GÜCÜMÜZÜ KULLANIYORUZ! |
DİSK Yönetim kurulu çağrısıyla, 3 ŞUBAT 2010 Çarşamba günü DÖKK (DİSK Örgütlenme Koordinasyon Kurulu) ve İstanbul’da bulunan DİSK üyesi sendikalar şube başkanları toplantısı DİSK Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantı sonucunda İstanbul’da yapılacak olan 4 Şubat 2010 Perşembe günü “TEKEL işçileriyle dayanışma için üretimden gelen gücün kullanılması” konusunda alınan kararlar aşağıya çıkarılmıştır. 1) 6 sendikal konfederasyonun almış olduğu üretimden gelen gücün kullanılması kararı ülke çapında kitlesel biçimde hayata geçirilecektir. Diğer konfederasyonlarla eşgüdüm sağlanmasına özen gösterilecektir... |
| 24 Ocak karabasanı işsizlik ve yoksullukla sürüyor!.. |
Bugün, uygulanması için 12 Eylül gibi bir askeri dikta rejimine ihtiyaç duyulan ve Türkiye ekonomisi açısından bir dönüm noktası olarak değerlendirilen, IMF'nin ve yerli tekellerin dayatmaları doğrultusunda alınan 24 Ocak kararlarının 30. yıldönümü. Türkiye ekonomisinin kaderini, çokuluslu şirketlerin biçimlendirdiği, uluslararası ekonomik sisteme tam olarak entegre etmeyi amaçlayan, sadece ekonomik sistemi değil, bir bütün olarak toplumsal yaşamı dönüştürmeyi ve paranın koşulsuz egemenliğini hedefleyen bu düzenlemelerin hayata geçirilmesinden 30 yıl sonra ne yazık ki önemli bir mesafe kat edildiğini görmekteyiz... |
| DİSK 2009 DEĞERLENDİRMESİ VE 2010 MÜCADELE HEDEFLERİ... |
2009 yılında Türkiye’de ekonomik, sosyal ve politik bakımdan sorunlar birikmiş, farklı ve değişik süreçlerin etkisi altında bir “kaos” dönemi hâkim hale gelmiştir. Cumhuriyet tarihinin ve elbette kapitalizmin en derin ekonomik krizlerinden biri yaşanmış, yıllardır biriken sorunlara krizin çok ağır ekonomik ve sosyal sonuçları eklenmiş, bütün bu sorunlar çözüm yoluna girmeden 2010 yılına aktarılmıştır. Demokrasi ve özgürlüklere en fazla ihtiyacı olan toplumsal kesimler baskı altında tutulup, hukuksuz uygulamalar yaygınlaşmışken, 12 Eylül Anayasası’nın virgülüne dokunmayanlar, “demokratikleşme” adı altında Türkiye’yi kendi politik ihtiyaçları doğrultusunda değiştirme ve dönüştürmeye koyulmuşlardır… |
| ASGARİ ÜCRET ARTIŞI YENİ YILDA, ÇALIŞAN YENİ YOKSULLAR YARATACAKTIR! |
2010 asgari ücreti toplumun beklenti ve ihtiyaçlarını dikkate alınmayarak, belirlenmiştir. 2010 yılı için artış oranı brüt asgari ücret için yüzde 5,2 net asgari ücret için yüzde 5,7’dir. Günlük artış miktarı 1 TL’dir. Aylık artış miktarı ise 31 TL’dir. Böylece asgari ücrete, günlük 1,3 simitlik zam yapılmıştır. Fakat 2009 yılında temel gıda ürünlerinin fiyatlarının ve konut harcamalarının ortalama yüzde 11 oranında artması nedeniyle asgari ücretli 2 simitlik bir kayba uğramıştı. Yeni zam asgari ücretlinin elinden alınan 2 simitten birini yerine koymuştur. Günlük 1 TL’lik sembolik asgari ücret artışı, çalışanların yoksulluğa terk edilmesidir… |
| DİSK BAŞKANLAR KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ: SESSİZ VE SEYİRCİ KALMAYACAĞIZ! |
Başkanlar Kurulumuz Türkiye’nin ekonomik kriz, işsizlik, demokratik özgürlükler ve Kürt sorununun çözümüne yönelik sorunların yol açtığı, koşullar altında toplanmıştır. Hükümet bu sorunları sadece sermayenin talepleri doğrultusunda aşmak istemekte, başta işçi konfederasyonları olmak üzere diğer sosyal tarafların bu konudaki görüş ve önerilerini dikkate bile almamaktadır. Bu nedenle Hükümetin izlediği politikalar geleceğe umutla bakmamızı engellemektedir…. Türkiye, işsizlik, yoksulluk, eşitlik ve özgürlük gibi gerçek ihtiyacı ve gerçek gündeminden uzaklaştıkça, AKP baskıcı ve otoriter yeni bir iktidar biçimini uygulamaya çalışmaktadır… |
| AKP İKTİDARININ BEDELİ İŞSİZLİK VE YOKSULLUKTUR! |
2009 Ağustos ayı verilerine göre Türkiye genelinde resmi işsizlik 13.4 gerçek işsizlik %19.6 olmuştur. Bu süre içinde, işsiz sayısına 950 bin kişi eklenmiş resmi işsiz sayısı 3 milyon 324 bine, gerçek işsiz sayısı ise 5 milyon 528 bine yükselmiştir. Sanayi üretiminin gerilemesi ve tarım üretimindeki duraklama yıl sonuna kadar işsizliğin artacağına muhtemelen 1 milyon 100 bini aşacağına işaret etmektedir. Krizin derinleştiği Kasım 2009’dan bugüne toplam gerçek işsiz sayısı 5 milyonun altına ve aynı dönemde yeni işsiz sayısı 860 binin altına inmemiştir. Nisan 2009’da 1 milyon 390 bine yükselen yeni işsiz sayısı, Ağustos 2009’da 950 olmuştur. Mevsimlik etkilerden arındırılmış hesaplarımıza göre kriz dönemini oluşturan, Eylül 2008- Ağustos 2009 döneminde işsiz kalan sayısı 1 milyon 40 bin kişidir. Türkiye’de ortalama hane sayısının 4 kişi olduğu dikkate alınırsa, işsizliğin Türkiye nüfusunun 4 milyon 160 bin kişisini çok olumsuz biçimde etkilemiş demektir... |
| EYLÜL 2009'DA SANAYİ ÜRETİMİ %8,6 AZALDI... |
AKP hükümeti krize karşı kapsamlı bir programı uygulamaya koymakta ayak diremektedir. Çalışanlar ve sanayi işletmeleri, piyasanın insafına terk edilmiştir. Hükümetin kriz tanımı sanayi sektörlerini ve çalışanları içermemektedir. Hükümetin kriz algısı, mali sistem, bankalar, borsa ve diğer para hareketleriyle sınırlıdır. Fakat reel sektördeki bu gerilemenin devam etmesi başta mali ve banka sektörü olmak üzere bütün sektörlerin sağlam biçimde ayakta kalmasına imkân vermeyecektir. Sanayi sektöründeki gerileme işçi çıkarma, ücretleri düşürme ve esnek istihdam modellerinin hayata geçirilmesi için bahane olarak kullanılmaktadır. Toplumun büyük çoğunluğunu kontrolsüz piyasa koşullarını, benimsemeye zorlamaktadırlar. İstihdamı koruyan ve geliştiren, yatırımları artıran, sosyal ve ekonomik tedbirler biran önce hayata geçirilmelidir... |
| KRİZE KARŞI SOSYAL BİR PROGRAMIN GÜNCELLİĞİ |
9 Nisan 2009 tarihinde “Küresel Ekonomik Gelişmeler Karşısında Çalışma Hayatının Değerlendirilmesi” gündemi ile toplanan Üçlü Danışma Kurulu’na sunulan “Krize Karşı Sosyal Bir Programın Güncelliği” konusunda Konfederasyonumuz tarafından hazırlanan rapor ekte sunulmaktadır. |
| KRİZ PSİKOLOJİK DEĞİL, OLDUKÇA EKONOMİK VE GERÇEK! |
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi’nin, Başbakan’ın krizle ilgili olarak “Türkiye’deki olay psikolojiktir” demesine karşı açılması:... Elimizde krizin tam ortasında olduğunu gösteren birçok rakam zaten var ama garip bir tesadüftür ki; Başbakan’ın bu beyanatı yaptığı gün, TÜİK “İmalat Sanayinde Çalışanlar Endeksi III. Dönem Sonuçları”nı açıkladı. Buna göre, 2008’in üçüncü çeyreğinde imalat sanayinde çalışanların sayısı bir önceki yıla göre yüzde 2.4 azalmıştır...
|
| Kriz inişe geçmedi. Fırtınanın tam da ortasındayız! |
DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün’ün ekonomik gelişmelere ilişkin yaptığı açıklama... Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kısa bir süre önce yaptığı “Ulusa Sesleniş” konuşmasında, “krizin artık inişe geçtiğini” ve “bu krizin Türkiye üzerindeki etkisinin sınırlı olacağını” iddia etti. Nasıl ki Sayın Başbakan’ın krizin Türkiye’yi “teğet geçeceği” tahmini tutmadı ise, inişe geçtiği ve etkisinin sınırlı olacağı öngörüsünü de şüpheyle karşılamak gerekiyor.... |
| “İŞÇİ SINIFI SÜREKLİ EKONOMİK KRİZ İÇİNDE!” |
DİSK Yönetim Kurulu'nun ekonomik kriz ile ilgili basın açıklaması: ...2002’de iktidara gelen AKP’nin, ‘ekonominin ve piyasanın gereği’ iddiası ile ‘reform’ dediği düzenlemelerle, reel ücretler düşmüş, çalışma saatleri uzamış, kısaca ‘sömürü’ yoğunlaşmıştır. Bu ülkede, resmi rakamlara göre 2 milyon, gerçekte ise 4 milyon işsiz vardır. İşte asıl ‘kriz’ budur. Ve bundan sonra yaşanacaklar işçi sınıfının ve emekçilerin yıllardır yaşadığı krizin daha da derinleşmesine neden olacaktır... IMF ile yapılacak yeni bir anlaşma işçi sınıfının, emeği ile geçinenlerin çıkarına olmayacaktır. Hükümet çalışanları krize karşı koruyacak her türlü düzenlemeyi, çok geç olmadan derhal yapmalı, gerekli tedbirleri almalıdır...
|
|
 |
|
ETKİNLİK TAKVİMİ |
|
Şubat 2010 |
|
Pt |
Sa |
Ça |
Pe |
Cu |
Ct |
Pz |
|
1
|
2
|
3
|
4
|
5
|
6
|
7
|
|
8
|
9
|
10
|
11
|
12
|
13
|
14
|
|
15
|
16
|
17
|
18
|
19
|
20
|
21
|
|
22
|
23
|
24
|
25
|
26
|
27
|
28
|
|
|
| |
|
|